Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Sohbet Online Üyeler
(0 oy)

Kötü Huyundan Vazgeçmemenin Bedeli

 

 

Soruyorum kardeşime, “Mutlu musun?” Diye.

—Çalışırken mutlu değilim. Evimde hiç değil…

—Mutsuzsun yani?

—Yo. Sigara içiyorum. İçki yudumluyorum. Dans ediyorum. Kafam dönüyor sonunda mutluluktan. Tüm sorunlarımı unutuyor uçuyorum adeta. Yatağa bile nasıl girdiğimi hatırlamıyorum.

— Her gün aynı hisleri yaşayabiliyor musun?

—Elbette. Ama yaşlanıyorum. Bu kötü alışkanlıklarımı kaldıramıyor artık bedenim. Geçen gün doktora gittim. Her iki ciğerimde de sorun varmış. Böyle yaşamaya devam edersem çok kısa bir süre sonra ağır bir hastalık yaşayabilirmişim. Doktora böyle yaşamaktan mutluyum dedim. Oda “Sen bilirsin ama bedeline katlanırsın sonunda.” Dedi.

—Ne yapacaksın peki?

—Acı patlıcanı kırağımı çalar. Böyle yaşamaya devam edeceğim tabi ki. Doktorları zaten sevmem. Kendileri de benim gibi kötü alışkanlıklar içinde yaşarlar da bunu saklarlar…

—Ama senin için doğru olanı söylemiş, uyarmış. Bundan ders çıkarmalısın kendine ilk önce. Sonra da sevdiklerin için. Üstelik öylesine bencilsin ki, eşini hep yalnız bırakıyorsun. Bak böyle yaşamaya devam edersen, seni bir gün terk eder, bilesin.

—Boş ver beni, ben iyiyim, mutluyum. Konuyu değiştirelim mi?

—?

 

Tartışmadan kaçmakla sorunlar bitecekmiş gibi konuşmak istemedi benimle. Sanki olacakları görür gibiydim ama elimden bir şey de gelmiyordu.

 

 

Gecenin bir vaktinde telefon inatla çalıyordu. Bu konuşmadan altı ay sonraydı. Tedirgin bir şekilde ısrarla çalan telefonu açtım. Yengem telefonda ağlayarak, “ Hastanedeyim, acildeyim. Lütfen buraya gel acil olarak ağabey.” Hemen giyindim, telaşla arabama atlayıp hastaneye gittim. Yengemi aradım ve perişan halini görünce korkarak,

 

—Ne oldu?

—Kardeşin kalp krizi geçirdi. Yoğun bakımda.

—Ne zaman, nerede oldu?

—Barda içki içiyormuş, aniden yığılmış yere. Çevresindekiler telefonumu bulup beni aradılar.

—Doktorlar ne diyor?

—Akciğeri iyi değilmiş, nefes almakta güçlük çekiyor. Yaşama olasılığı çok yüksek ama beyninde hasar meydana gelmiş. Kurtulsa bile felç olma ihtimali yüksekmiş.

—Aman yarabbi! Çok fena bir durumla karşı karşıyayız. O kadar söyledim ona doktoru dinle diye ama dinlemedi. Mutluyum dediği ne varsa onu mahvetti. Üç günlük bir mutluluk için bir ömür sıkıntı çekecek desene. Üstelik bu sıkıntıyı sevdikleri olarak bizde çekeceğiz. Ne yapalım yenge, başa geldi hep birlikte çekeceğiz.

 

Gelin durmadan ağlıyor, kaderine isyan ediyordu sözleriyle. Ben hayır dua ediyordum. Günler geçiyor. Kardeşim sonunda kurtuldu ama felç oldu. Ona ne içki veren var ne sigara nede harekete alışmış bedenin canlı hali… Konuşamıyor, gözleri artık bomboş bakıyordu. Bir çocuk gibi her şeye muhtaç olmuştu!

 …

 

Karısı, çocuklarını da yanına alarak evi terk etti. Sonrada da boşandı. Ben ona bir bakıcı tuttum. Sonuçta, bir ev geçindiriyordum ve benimde mali durumum kardeşim yüzünden sallantı içinde kalmıştı. Eşim, buna neden katlanıyoruz diye sorup duruyordu bana… Evimde huzur kalmamıştı. Bu durum böyle devam ederse, eşimde evden kaçıp gidecek diye telaş içindeydim. Depresyondaydım. Annem babam yaşlılar ve onların mali durumları da iyi değildi. Kardeşimin haline üzülen annemde kalp krizi geçirdi. Allah’a şükür sağlığı düzelmişti. Herkese pozitif olmak ve onları idare etmek zorundaydım. Bazen kendi kendime soruyordum, neden her sorunu ben üstlenecektim ki… Bu yük bana ağır geliyordu. İçimi kimseye dökemiyordum. Sevdiklerim bile isyankârlardı bana.

 

Hiç içki içmedim. Sigara kullanmadım. Standart bir yaşam sürdüm. Kimseyi kırmadım. Mütedeyyin yaşadım. Her namazımın ardından ellerimi açıyor ve hüngür hüngür ağlıyordum çaresizliğime. Rabbimden bir teselli, bir ışık bekliyordum. Herhalde namaz ve dualarım olmasa, kafayı çoktan yerdim. Ben böyle yaşarken, çevremdeki herkes, dünyalık mutluluk ve zevkin içinde günlük yaşamaya devam ediyorlardı. Benim güzel ve kalıcı şeyler yaşayamamam, psikolojik destek bulamamam beni çıldırtıyor, huysuzlaştırıyordu. Nefes alamıyordum adeta. Eşime, anne ve babama bunun geçici bir sınav olduğunu anlatıyordum. Ama bana inanmıyorlardı. Sadece rahatlarını düşünüyorlar ve sağlıklı bir yaşamın beklentisi içindeydiler. Ben adeta yalnızlaştırılmıştım… Bazen başımı alıp dağlara kaçasım geliyordu, Yunus a.s. gibi.   Sonra düşündüğümde, bu gerçeğin acısı var olacaktı içimde ve nereye gidersem gideyim, bu manzara benimle taşınacak, hep merak edecektim ne oldu acaba diye. Böyle düşününce de vazgeçiyordum.

 

Akacak kan tende durmaz derler ya… Rabbime sığındım. Ben elimden geleni yapmalıydım. Zalim olamazdım. Eşim beni her ne kadar tehdit etse de, ona söyledim her şeyi açıklıkla. Ben aileme yardım etmeye mecburum dedim. Eğer beni seviyorsan bana destek olursun. Yoksa sende yengem gibi bensiz kendi yaşantını tercih edersin dedim… Ben ne yaptığımı biliyordum. Dost olarak, Rabbim bana yeter diye düşünüyordum…

 

Eşim bir süreliğine ailesinin yanına gitti. Yalnızdım artık. Ama huzurluydum. Eşim ara sıra telefon ediyor. Beni merak ediyor. Bu duruma sabır ediyordum. Rabbime dua ediyordum sürekli. Eşimin beni samimiyetle anlayacağını ve günün birinde tekrar bana döneceğini-bana destek olacağını umuyordum…  

 

Kardeşim çocuk gibi bakıyordu yüzüme, beklide üzgündü fakat bunun cevabını bilmiyordum, bilmeyecektim de. Çünkü hiçbir şeyini paylaşmıyordu benimle. Eğer yapılan her şey Allah rızası içinse, Allah’a adanmış ise neyin önemi olabilirdi ki! 

 

Saffet Kuramaz

Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)
  • Yorumlar 0
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com

Kötü Huyundan Vazgeçmemenin Bedeli

safdeha safdeha