Sevgiyi tatmayana anlatmak, görmeyen gözlere renkleri tanıtmak gibiymiş. Sevilenler bir gün gitseler de sevgileri miras kalır; varlıkları geçmişte de kalsa yaşayanlara devam etme gücü verirler. Tüm yaratılmışların sevgiye ihtiyacı vardır. Çocuklar ailelerinin sevgi kuvvetiyle yaşam sürerler.
Dünyanın en çok çaba ve fedakârlık isteyen işi çocuk yetiştirmektir. Bunun içindir ki ana baba hakkı ödenmez diye bir deyim vardır. Çocuklar birçok şeye akıl erdiremeseler de, sevilip sevilmediklerini anlarlar. Sevildikleri oranda sağlıklı ruh yapısına sahip olabilirler. Onların sevgiden başka hiçbir şeye sevgi kadar ihtiyaçları yoktur.
Uzmanların belirttiğine göre çocukların yaratılıştan gelen taklitçi bir yapıları vardır. Bu nedenle çocuklar büyüklerini ve onlardan öğrendiklerini taklit eder. Bu itibarla aile içindeki ahenkli, karşılıklı saygılı ilişkiler çocuk tarafından örnek alınacaktır. Dolayısıyla çocuk eğitiminin temelinde ona gösterilen sevgi önemli bir etkendir. Sevgiyle kurulan güven ortamı çocuğun eğitimi için gerekli ön şart olduğundan çocukla kurulacak iletişimde kolaylık sağlayacaktır. Bu sayede çocuğun ileriki yaşları için gereksinim duyacağı beşeri ve ahlaki donanım kendisine daha rahat kazandırılabilecektir.
Sevgisizlik ve ilgisizlik çocukta içe kapanmaya, çekingen olmaya hatta bazı durumlarda fobiye ( korkulmaması gereken bir şeyden aşırı ve sürekli korkma hali ) dönüşebilir.
Ayrıca, çocukla kurulan yakın ilgi onlarda bulunması muhtemel dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunun da erken fark edilerek zamanında tedbir alınmasına imkân sağlayacaktır.2
Hz. Ayşe ( r.a.) ‘den rivayet edildiğine göre bir gün “ Bir bedevi, Hz. Peygamber (s.a.v.)’e geldi: “Siz çocukları öper misiniz ? Biz onları öpmeyiz !” dedi. Bunun üzerine Hz. Peygamber (s.a.v.) : “ Allah, senin kalbinden merhameti söküp aldıysa ben sana ne yapabilirim ki ?” buyurmuştur.
Hz. Peygamber (s.a.v.) çocukları dizine oturtarak sever, onlara dua eder ve onlarla şakalaşırdı. Namaz kılarken torunları sırtına çıktığında onlar düşmesin diye secdeyi uzattığı olurdu. Çocukları severken kız erkek ayrımı yapmaz, bu tavırda olanları da kınardı. Kısacası çocuk terbiyesinde sevginin önemini davranışlarıyla gösterirdi.
Yarınların teminatı olan çocuğa verilen önem Atatürk’te de böyledir. Bir lider olarak, çocuklara her zaman sevgi ile yaklaşmış ve gereken önemi vermiştir. Bursa’da çocuklara hitaben söylediği sözleri de bunun kanıtıdır.
-Küçük hanımlar, küçük beyler
-Sizler hepiniz geleceğin bir gülü, yıldızı ve ikbal ışığısınız.
-Memleketi asıl ışığa boğacak olan sizsiniz.
Kendinizin ne kadar önemli, değerli olduğunuzu düşünerek ona göre çalışınız. Sizlerden çok şey bekliyoruz.