Kaybolan Değerlerimiz
Çocukluğumuz ne güzel
geçti.Bez bebeklerimizle oynar Kırda papatyalardan taç yapardık.
Bunlarla oynar her şeyden çok mutlu olurdukNe
bilgisayar ne de cep telefonu vardı.
Küçük şeylerle mutlu
olmayı öğrettiler bize.Ne her gördüğümüzü isterdik,ne de her istediğimiz
olurdu.
Ama öyle bunalımlara girip çıkmazdık.Ertesi gün
unuturduk.
Bir giydiğini bir daha giymemek,önüne konan yemeği beğenmemek ne
haddimize.Bunları sorgulayacak kadar zengin değildik.Hani bir kıyafetin miras
gibi büyükten küçük kardeşe kaldığı o günlerden bahsediyorum.
Sökülenin atılmayıp dikildiği,yıprananların
yamalarla saklandığı günler.İşte bu yüzden her anne iyi bir terzi ve her baba da yenilerini alamadığı için biraz
buruk olurdu.
Ama modayı yine de yakından takip ederdik biz.Mesela; ipten
kemerlerimiz, çoraplardan eldivenlerimiz vardı.
Her bahar papatya toplamak ve çimlerde yuvarlanmak
gibisıradan eğlenceler de edinmiştik kendimize.
Üstelik pantolonumuzda beliren çimen lekesi
içinannemizden yiyeceğimiz azara bile hiç aldırış etmeden.
Ama yine de iyi çocuklardık biz.Ağlayan küçüğümüzü susturmasını
da,pazardan gelen büyüklerimizin yüklerini taşımasını da,beraber gülüp, beraber
ağlamasını da iyi bilirdik.İstediğimiz bir şeyin olması için sabretmeyi de
o yokluk günlerinde öğrendik.
İşte bu yüzden ekmek ve emek bizin için nimettendir.
Kaybetmemek için sıkı sarılırız, ekmeğimize de
sevdiklerimize de.
Değerli okurlarıma sağlıklı huzurlu mutlu günler diliyorum.
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.