İçimizdeki Cennet Duaların Gücü
Sanırım hislerimde yalnız değilimdir. Hepimizin
yaşadığı bir durum bu. Zaman zaman duvarlar gelir üzerimize. Durduğumuz yer
küçüldükçe küçülür, sonunda sıkışır kalırız bir köşede. Kaçacak yer yoktur.
Hayatımızda nedenini, niçinini kavrayamadığımız durumların baskısını yaşarız.
Sanki soğuk bir kış bastırmıştır üzerimize. Ümitsizlik ve çaresizlik içinde
bocalarız. Ya hastalık, ya para sıkıntısı ya da ölüm çalmıştır kapıyı. Acı ve
özlem içimizi yakarak, nihayet son çare, dua eder, mucizeler bekleriz. Ne yazık
ki çoklarımız için son çaredir dua etmek. Aslında normal yaşantımızda pek de
sık hatırlamadığımız O yüce güç, belki de varlığını bu şekilde hatırlatır bize.
Kitapları yutmuş, kendini eğitmiş iyi kalpli, esprili
bir dostuma sordum. 'Dua edip Rabbinden bir şeyler ister misin?''Hayır,' diye
cevap verdi. 'Kesinlikle istemem. Beni mi duyacak? İşi çoktur. Kainattın bu
kadar meselesi varken benim yapacağım duanın ne faydası olur.'
'Niye ki ?' dedim korka korka. 'Rabbine inanmaz mısın?'
Soru ağzımdan çıkmıştı ama ben sorduğuma çoktan pişman olmuştum. Onun gözünde
sadece dua ile sorunların çözülüvereceğine inanan cahil birisi olmak
istemezdim. Pişmanlığım sadece bununla sınırlı değildi. Bu çok bilgili insana,
bu çok özel konuda bir şeyler empoze etmeye çalışan, saygısız birisi olmaktan
da çekiniyordum.
'Yok,' dedi allçak gönüllülükle. 'İnancım var herkes
gibi, sadece abartmıyorum, diyelim.' Gülümsüyordu. Tavrı beni rahatlamıştı.
Artık sormadan edemezdim. Belki ona bir faydam olacaktı kimbilir. Bu benim son
zamanlarda çok yaptığım melekcilik oyunumdu. Kendimi bu kainatta görevli
hissediyor, bir şekilde insanlara iyi yönde dokunmaya çalışıyordum.
'Yani inanç var ama beklenti yok' dedim. 'Öyle mi? O
yüce gücün sizi duyamayacağını mı düşünüyorsunuz? Halbuki onu tarif ederken,
kainatın her zerresinde olduğunu, her şeyi duyup işitebileceğini söylüyoruz.
Beynimizin bir türlü tam olarak algılayamadığı bu kuvvetin bizi duymaması
düşüncesi, sizi çok peşin hükümlü, onu da aciz yapmaz mı?'
Heyecanla bu güzel insanın cevabını beklerken, ah beni
bir anlasa, ne demek istediğimi bir kavrasa, diye iç geçiriyor, ona 2010
senesinde yaşadığım mucizevi deneyimimden bahsetmemek için kendimi zor
tutuyorumdum. Kainatta, gözlerimizin gördüğünden çok daha fazlası olduğunu,
kulaklarımızın duyabildiklerinden daha fazlasını duyabileceğini, dua ve
zikirlerin sihirleri olduğunu söylemek istiyordum ama bu konu, bu kadar kısa ve
basit anlatılabilir miydi?'
'Haklı olabilirsin,' dedi. Sanırım fiziki dünyaya o
kadar alışmışız ki, ruhani tarafı ihmal ediyoruz. Ama ben inançlıyımdır. Yani
namaz kılanların çoğundan daha fazla iyilik yaparım.'
Artık susmalıydım. Fazlasını söyleyecek bir durum
yoktu. O bir gün geldiği zaman, anlardı. Belki onada kış basacak, ama bu iyi
insanın yüreği daha da açılacaktı. Soğuğun ona yüzünü göstermesi temenniğim
olamazdı ama yinede kaçınılmaz olduğunu hissediyordum. Çünkü o kıyıda
bekliyordu. Kıyıda duran bütün güzel insanların bir gün kışları gelecekti.
Baharı yüreklerinde hissedip yalnız olmadıklarını anladıklarında, işte o an,
yine baharlı mevsimlere yelken açabileceklerdi.
Sene 2010. Hala pek de fazla kimselerle paylaşamadığım
ruhani, özel bir deneyim yaşadım. Bu sevgi dolu iletişim altı ay sürmüş, ben
resmen başka bir boyutla kontağa geçmiştim. Mucizelerin varlığını, duaların
gizemini öğrendiğim bu zaman dilimi beni tamamen değiştirdi diyebilirim.
Bu sihirli iletişimi kaybettiğimi anladığım günler ise
en acı günlerim, en büyük yasım oldu. Üzüntü yüreğime öylesi çökmüştüki devamlı
ağlıyor, gözyaşlarımı durduramıyordum. Bir dua vardı sadece bir cümlecik. Onu
tekrarlayıp yüreğimden bu acının kalkmasını istedim. Tam üç gün bu duayı
tekrarladıktan sonra yüreğime bahar doldu.
Güzel dostlarım. Yüreğinizi bahara açın. Nasıl ki
havalar ısındıkça içimize bir mutluluk doğar, doğanın uyanan, tomurcuklanıp
çiçeklenen hali bizi mutluluk ve ümitle doldurur, dualarda inançla
yapıldığında, kışlarımızı bahara çevirirler.
Tek bir yakınınız bile kalmasa hayatınızda, dibinede
vursanız hayatın, daha kötüsü olamaz dediğiniz anda bile sadece seslenin,
unutmayın, siz her durumda yalnız değilsiniz. Ümit ederim, yüreğiniz o baharla
dolsun. Rabbinize emanet olun, ona inancınızı, o yüce güçle olan kontağınızı
hiç kaybetmeyin.
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.