Ölene kadar başarmak, çalışmak ve yaptığımız işte en iyisi olmak hedefimiz olmalı bir müslüman olarak… Yurt içi yurt dışı katıldığımız tüm yarışmalarda, milliyetçilik ruhu ve İslamın verdiği imani derece ile elimizden geleni yapıp, her başarımızın övgüsü ecnebinin diline sakız olmalı, bir nevi bu başarı irşad edilebilmeye de vesile kılınmalıdır. Neden benim Müslüman kardeşim, bir Hıristiyan yahut dinsizin adını şortlarına yazar, adını ağzına sakız yapar, onun başarısına övgüler yağdırır ki…  Tıpkı süper güç veya amma medeni bir devletmiş söylemleriyle yıllarca seyredip durduğumuz örnek aldığımız her durumda olduğu gibi. Artık bunun tersi olmalı, aksi halde içimize fitnenin girmesi her an olasıdır. Gençlerimizin benzemek istediği yine, İslamı yaşayan kişilerden olmalıdır.


Bu yıl ki olimpiyat oyunlarını seyrederken, ülkem adına yarışan yüzden fazla sporcunun performansı o kadar moralimi bozdu ki… Oysa, onların başarılı olması için neler verilmiyor ki! Nedir bu gayretsizlik, bu başarılıksız, bu heyecansız ve ruhsuz durum? 15 Temmuz Darbe girişiminin hemen arkasından, gelen bu olimpiyat oyunları, sivil direniş gibi, bir direnişi ve başarıda en yüksek noktaya gelmeyi gerektirmez miydi? Oysa Milletimin en çok morale ihtiyacı olduğu şu zamanlarda bizi karamsarlığa sürüklemeye kimsenin de hakkı yok.


Son oynanan cumhurbaşkanlığı kupasında, bazı taraftarların karşı taraftarın gelen otobüsüne taş atması, maç sırasında  meşale yakıp sahaya fırlatması çok kötü bir sınavdı… Bu fanatiklerin artık içimizden çıkarılması lazım. spor bir başarı hikayesi olmalı, para kazanma veya deşarj olma yeri değil-küfürle, bağırma çağırma ile… Çocuklarımız orada olmalı ve keyfile maçları seyretmeli, geleceğinde de böylesi muhteşem hoşgörüyü benimseyecek bir hedefi yaşamına işlemelidir. Bu işlenmiş ruh, başarılı sporcuların doğmasına da vesile olacaktır. Sporcu ve seyirci, aynı şeyleri istemeli, başarıya aynı coşkuyu yaşayarak birlikte imza atmalıdır. 


Sporcunun yaşadığı başarısızlığı kanına ve vicdanına işlemelidir… Bu elim dolu sonuçtan sonra daha çok çalışmalı ve en iyisini yapmalıdır. Bu yıl ki olimpiyatlarda hiç bir dalda içesine bir başarı göremedik. Derleme ve toplama sporcularla bir başarı mümkün mü acaba? Adamlar, hiç bir yerde bulamadıkları lüksü bizde görüyorlar. Başaramazlarsa , bu spor işte, yenilmekte var kazanmak da, elimizden geleni yaptık diyorlar. Hadi inandık görünelim. Ama bu başarısızlıklar moralimi bozuyor, eminim herkesin moralini bozmaktadır. Hani ben spor yapmıyorum ki, bu sporcunun başarısızlığına ne yapabilirim ki… Ama yinede kanıma dokunuyor! Ben hiç bir uluslararası paylaşımlarda ezik olmak istemiyorum. İçten içe diyorum, bizim onlardan ne farkımız var ki… Gezmeye gider gibi, maçlara çıkanlara hakkım helal değildir. Yedikleri ve içtikleri zehir zıkkım olsun. Birde reklamlarda boy gösterip, sanki başarı göstermişçesine sırıtmaları yok mu, bakmaya ar duyuyorum. Siz misiniz bizi temsil edecek, hani ne kazandınız, hani bir kere bile istiklal marşımızı çaldırmadınız orada…. Yazıklar olsun size!


Ben bu kanı bozukları, şehitlerimizin kanını verdiği bu güzide vatan topraklarında, nasıl ki fanatik seyircileri içimizden ayırt edip yok etmek istiyorsak, ülkemi temsil etmeyen ve hiç bir katkısı olmayan sporcuları ülkemde boş yere beslemek de istemiyorum. Azıcık gayret edin ya, sönmüş balon gibi hemen yenilmeyin. Siz nasıl vicdanen rahatlık duyuyorsunuz, bu oyunlardan sonra hangi yüzle gelip içimizde gezeceksiniz ki… Devlet buna el atmalı, bunların vatan, millet sevdası yoksa seçmemeli ve müsabakalara asla göndermemelidir… Boş yere olimpiyatlara götürmemeli… Sporda liyakat olmalı, başka türlü bir başarı mümkün değil de! Eğer başarı elde edemiyeceksek, Avrupa Birliğine girme ısrarımız gibi, yurt dışı oyunlarına katılma ısrarının bu millete kattığı bir şeyde yok, üzüntüden başka. 


Çok üzgünüm. Hala bir altın gelir mi diye umutla bekliyorum.


Saffet Kuramaz

( Olimpiyat Mı Hani Çalınan Istiklal Marşı başlıklı yazı safdeha tarafından 17.08.2016 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.
 

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu