Dökülür yapraklar gibi yüreğimden sağa sola sonbahar hüzünlerim,
Öldürür çılgınlığa varan dalma tutkusunda denize vurgunlarım!
Tatmadığım zevk görmediğim renk kalmamışçasına haz yorgunuyum,
Yıldırımlarına dokunmaktan, nisan yağmurunda cehennem solgunuyum:
Daracığında sallanırken hevalar,
Belimi büktü önemsemediğim hayati davalar,
Rafting çılgınlığı heyecanlarımda, başladı vedalar!
Ölmek belki kurtulmak ama ya mahkûm sıkıntılar yaşarsam, düşünmemeliyim…
Başaklar gibi görmemekteyim nedir yerin dibi?
Benim gibilerin artmakta nesli!
Bir gül tomurcukta, sanki geleceğim
Yağmur damlası üzerinde!
Vurdum kazmayı, çölleşen ruhumda dolaşır zemzem
İçtikçe doyamıyorum!
Elimdeki aynam hiçbir şey vermeden saklıyor benden yansımalar
Güneş gibi bulutlar ayaklarımın altında…
Vurmaktan sıkıldığım kazmayı sonunda elimden attım!
Ayran, pilav ve karıncalar
Yemekteyiz birlikte, kuşlarda…
Kulaklarıma perde vuruldu Ashab-ı Kehf gibi,
Asırlar geçmiş üzerimden, bilmem kaç kuşak?
Kendimi binaların arasında sıkışmış buldum kaplumbağa gibi!
Birileri anlaşılan örtmüş üzerimi…
Çıktım hücreden, sonradan görmelerin alış veriş ettiği çarşıdayım sanki
Ne yapsam çırılçıplak tenler, gülüyor bana!
Merak ediyorlar zırhımı, onlara göre eski çağlardan gelmeyim…
Diller uçurum,
Paralar değerini kaybetmiş…
Kaçıyorum, ne yürüyen var nede yürünecek yol,
Heykel gibiyim!
Ezan sesi duyuyorum sanki
Yerin dibinden geliyor, ayaklarımda sancı!
Bir kapı arıyorum telaş ile…
Attığım kazmayı yeniden ellerime alıyorum!
Her eştiğim Yusuf’un kuyusu,
Her nefes ilahi aşkın büyüsü…
Yıkılıyor vurdukça binalar on şiddetinde depremle,
Ben iniyorum yerin dibine!
Mezarlar görüyorum çoğu arkadaşlarım
Ruhlarıyla Kâbe’nin etrafında tavaftalar!
Arzın sonsuzluğunda yıkanıyorlar nurla,
Kazma saman alevi gibi yanıyor bakarken… Ne duman görüyorum ne de iz!
Hayal eder gibiyim!
…/Eyledin sürekli beni zaman,
Gladyo emrinde gizli şeytan…
Denizi bildim yaz gelince hamam,
Elbisemde dünya derdi oldu yamam!
Kalbime değil cebimde taşıdığım paraya oldum imam…
Kıyamet içindeymişim meğer asırlar aşıyorum!
Anladım ki yalan,
Anlattığım masalı bizzat ben yaşıyorum
İki ayakla gezen insan!
Saffet Kuramaz