Makale / Araştırma

Eklenme Tarihi : 29.03.2018
Okunma Sayısı : 1181
Yorum Sayısı : 0

DÜNYA HAYATI ALDATICIDIR  

 

     Hak Dostu Yunus Emre; “mal sahibi mülk sahibi, hani bunun ilk sahibi; mal da yalan mülk de yalan, var biraz da sen oyalan. Tutmaz oldu tutan dizler, çürüdü söz söyleyen diller, sevip kazandığın mallar, başkasına kalır bir gün” sözleri ile gerçekten de dünyanın  ne kadar kısa ve acımasız olduğunu, boşuna oyalanmamak için ona karşı nasıl bir tavır takınmamız gerektiğini çok güzel herkesin anlayabileceği bir şekilde dile getirmiştir…

 

     Dile getirmiş getirmesine ama maalesef  insanlar gene de bildiklerinden şaşmadan, nefislerinin isteklerine göre hareket etmeye devam etmekte, sanki dünya geçici değil de ebediymiş gibi davranmakta ve dünyaya bağlanmaktadırlar.

 

     Her gün birçok olumsuzlukla çalkalanan dünyanın ve bizi en fazla ilgilendiren güzel ülkemin halkının en çok özlemini çektiği şey sevgi ve mutluluk olsa gerek. On yıllarca önce kaybettiğimiz o mutluluk. Mutluluk; aramakla bulunabilecek elle tutulabilecek somut bir nesne değildir. Herkese göre farklı şekillenebilen, aynen su gibi girdiği kalıbın inancına ve idrak seviyesine göre şekil alabilen, seven gönüllerde bulunan ve verildikçe artan ve yine herkesin tarifini farklı yaptığı bir şeydir.

 

     Dünyaya sarıldıkça sonu gelmez zevk ve ihtiraslar içerisinde sevgi azalacak ve   mutsuzluklar artacaktır. İnsanlar sadece nefisleri için yaşamaya başlayacaklar ve şeytanın kölesi olacaklardır. Bunun için büyüklerimiz "Dünya malı tuzlu su içmeye benzer, içtikçe susuzluk artacaktır" diyerek çok kadar doğru bir teşhis koymuşlardır.

 

     Kur'ân’ı Kerim, geçici dünya hayatını şöyle tarif ediyor:

 

57/HADÎD-20: İ’lemû ennemel hayâtud dunyâ leibun ve lehvun ve zînetun ve tefâhurun beynekum ve tekâsurun fîl emvâli vel evlâd(evlâdi), ke meseli gaysin a’cebel kuffâre nebâtuhu summe yehîcu fe terâhu musferren summe yekûnu hutâmâ(hutâmen), ve fîl âhıreti azâbun şedîdun ve magfiretun minallâhi ve rıdvân(rıdvânun), ve mel hayâtud dunyâ illâ metâul gurûr(gurûri).

Dünya hayatının oyun, eğlence ve bir süs olduğunu bilin, aranızda bir övünme ve mal ve evlât çokluğudur. (Dünya hayatı), yağmurun bitirdiği, ekincinin hoşuna giden ekin gibidir. Bir süre sonra kurur, böylece onu sararmış görürsün. Sonra da o çöp olur. Ahirette şiddetli azap, Allah'tan mağfiret ve Allah'ın rızası vardır. Ve dünya hayatı aldatıcı metadan başka bir şey değildir.

 

     Yine başka bir ayette dünya hayatı için şöyle buyuruyor Allahüteala;

 

3/ÂLİ İMRÂN-14: Zuyyine lin nâsi hubbuş şehevâti minen nisâi vel benîne vel kanâtîril mukantarati minez zehebi vel fıddati vel haylil musevvemeti vel en’âmi vel hars(harsi), zâlike metâul hayâtid dunyâ, vallâhu indehu HUSNUL MEÂB(meâbi).

İnsanlara, "kadınlara, oğullara, kantar kantar biriktirilmiş altın ve gümüşe, salma atlara, hayvanlara ve ekinlere olan sevgiden oluşan" şehvetleri (aşırı düşkünlükleri) güzel gösterildi. Bunlar, dünya hayatının menfaatleridir. Ve Allah, O'nun katındaki en güzel sığınaktır.

 

     Ünlü şair Yusuf Has Hacip ölümle ilgili olarak söyle söylüyor;

     "Bu dünya tarladır; iyilik ekersen iyilik, kötülük ekersen kötülük biçersin. Heva-i nefs sana düşmandır; imkân bulursa senden intikamını alır. Heva-i nefs canlanırsa gönül ölür, gönül ölürse ibadetler terk edilir. Dünya zevklerinin sarhoş ettiği kimse bir daha ayılamaz; ölüm yakalayıncaya kadar uyanmaz. Elini uzatıp gökteki yıldızları tutsan ve başın göğe değse, yine de sonunda yere gireceksin. Muhakkak ki, yatacağın asıl yer mezardır; orayı iyiliklerle süsle."

 

     “Dinle ey gönlü gönlüme uyan!..”


     Yüce Rabbimiz de, ölümü ve hayatı insanları imtihan etmek için yarattığını şöyle ifade ediyor:

 

67/MULK-2: Ellezî halakal mevte vel hayâte li yebluvekum eyyukum ahsenu amelâ(amelen), ve huvel azî zul gafûr(gafûru).

“Sizin hanginizin en güzel ameli yapacağını” imtihan etmek için ölümü ve hayatı yaratan O'dur. Ve O; Aziz'dir, Gafûr'dur.

 

      Dünya hayatında imtihanın şiddeti; imtihan olunan kişinin kendine yakın ve sevdikleri ile imtihan edilmesinden kaynaklanmaktadır. Bu konuda Allah şöyle uyarıyor.

 

 8/ENFÂL-28: Va'lemû ennemâ emvâlukum ve evlâdukum fitnetun ve ennallâhe indehû ecrun azîm(azîmun).

Ve biliniz ki; çocuklarınız ve mallarınız, sizin için sadece bir fitne (imtihan)dır. Ve Allah ki; O'nun katında, (muhakkak) azîm bir ecir (bedel, ücret) vardır.

 

     Dünya hayatı Sünnetullahın kontrolünde devam ederken nefsimize uyarak ziyana uğramamamız için yüce Allah biz kullarını bakınız ne güzel uyarmaktadır;

 

63/MUNÂFİKÛN-9: Yâ eyyuhellezîne âmenû lâ tulhikum emvâlukum ve lâ evlâdukum an zikrillâh(zikrillâhi), ve men yef'al zâlike fe ulâike humul hâsirûn(hâsirûne).

Ey âmenû olanlar (Allah'a ulaşmayı dileyenler)! Mallarınız ve evlâtlarınız sizi Allah'ın zikrinden alıkoymasın. Ve kim bunu yaparsa, o takdirde işte onlar, onlar hüsranda olanlardır.

 

     Davranışlarımız esnasında yaptığımız ya da yapacağımız bir hata karşısında kalbimizde mutlaka bir huzursuzluk duyarız ve içimizden bir ses yani ruhumuz, yaptığımız bu hareketin yanlış olduğunu gönül kulağımıza seslenir…

 

     Seslenir seslenmesine ama başka bir ses, yani şeytan iç sesimizle nefsimize seslenerek bizi Allah’ın affının çok geniş olduğu konusunda aldatarak, işlediğimiz hatanın tekrarına ya da hatanın devamı konusunda bizi ikna etmeye çalışır

 

      İşte bu sesin şeytana ait bir ses olduğunu, bize kendi sessiz sesimizle seslendiğini yine Rabbimiz bize haber vererek bizi uyarmaktadır;

 

35/FÂTIR-5: Yâ eyyuhen nâsu inne va’dallâhi hakkun fe lâ tegurrennekumul hayâtud dunyâ, ve lâ yegurrennekum billâhil garûr(garûru).

Ey insanlar! Muhakkak ki Allah'ın vaadi haktır. Öyleyse dünya hayatı sizi sakın aldatmasın. Aldatıcılar da sizi Allah ile (affına güvendirerek) aldatmasınlar.

 

     Dünya hayatının geçici ve aldatıcı, asıl ve ebedi yurdun ahiret yurdu olduğunu bilmeyen yok gibi ama içimizdeki ses, (nefis ve şeytan) maalesef bir virüs gibi, bir mikrop gibi nefsimize tesir ederek 19 afetle yüklü olan nefsimizi rahatça hataya düşürebilmektedir.

 

     Nefsimizdeki afetlerin hastalığından korunabilmek ve huzursuzluktan kurtulmak için mutlaka, zerreden küreye her şeyin sahibi olan Rabbimize yönelip; ona ulaşmayı dileyerek, nefis tezkiyesi ile ruhumuzu, vechimizi, nefsimizi ve irademizi Allah’a teslim edip gerçek bir Müslüman olmaktan başka çaremiz yoktur. Aksi takdirde aldananlardan oluruz. Vesselam…

 

Allah razı olsun

Burhan  AKSU

( Dünya Hayatı Aldatıcıdır başlıklı yazı mihrimah tarafından 29.03.2018 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.
 

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu