Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Sohbet Online Üyeler
(0 oy)

Huzursuz Düş Kuran Zemberek


Şimdiki zaman hikayesi bu…Guguklu saatin kukumav kuşlarını vurmuş gök taşları...Isırgan tarlasına saklanmış an yüz üstü bırakıp kendini…Nihayet geldi diye söylenmiş kimseler…Herkes yanlış anlamış.

Su olduğunu bilmeyen deniz gibiyim
Deli baldan şifa uman,
El pençe divan
Kocaman bir duyguyu bastırdım,
Dağıtıp duruyorum usulünce
Acıdı kanarak içtiğim su,
Yerimi de yadırgıyorum sonda ki
İçim gayya kuyusu
Nasıl diyeyim…İşte öyle
İki ayrı dilde söyleniyor,
Bu saatten sonra
Bu saat kaç beyhude
Bana Türk'çe söyle

Ovuşturuyor gözlerini dün
Batıyor mahmur gece
Birazdan gün devrilir,
Nabzımın üzerine
Ben yine…
Avcuma el çizmeye çalışırım kendimce
lodos kahverengisi olursun sen,
Kaçırılmış gözlerinle
Yoklarken yarın dünü
Ben renk vermem meşrebimce
Gözdür seğirir
Kulaktır çınlar
Sen/deler yürek çarpıntısı
O boşluk daha da büyür,
Adım atacak yer olmayan içimde

Kadere sordum her şeyi bilir diye…Talaşa yatırılmış kalıp buzmuş yarın...Dişlerini gıcırdatıyormuş kıl testere…Ve yüz yokmuş sonu sıfırla bitmeyen

Demir Mutlugil
Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)
  • Yorumlar 9
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com

Huzursuz Düş Kuran Zemberek

DemirMUTLUGİL DemirMUTLUGİL