Delalede Hoyrat Azabi
Diyarı dünyadan azat
Ciğerleri yolum yolum yaralı bulutlardan biçareler
dağlandım dilendim
Renkli kapılarda sivri binalar çölünde ve kapkara
caddelerde gün uyandı
Akşamlar karardı gündüz söndü gece zindanı devriyesi
başladı
Alaf alaf giden günden güneşten kalın perdeler
arkasında
Zahirlenmiş rüzgarların dışardan içeriyi içerden
dışarıyı silkeleyip havalandırdığı
Oturduğum pencereler arkası sararmış solmuş yerde yığılı
kaldım
Dibe çöktükçe kırık dökük koltuklara gömülüp
kaybolarak
Yandım
Yandım
Ciğerlerim sökülen duvarların saçaklarına eteklerine
çırım çığlıklarla
Nere dokunsam neye çabalasam çağırsan hiçliğe ve hiç
kimseye uzaklaşan sonsuzluk
Çoğalıp birikiyordu yıkılıp devrilen yerle yeksan
Günboyu buraları ben yarattım ihtişamlı kostüm gövdesi
ve defile gösterisinden arta kalan,
Soğuk suskunluğun kirine karanlığına yuvalanmış
yapışmış zifir siyahın
Önünde arkasında sürüklenen sonsuz kayboluşlara
seslenip yanıksayarak
Her çırpınışımda daha beter azaba çalındım
Fellik felllik yalnızlığın ve hiç kimsesizliğin
gazabında savrulup çalkandım
Yana döne sızım sancılarda,
Haykıran hıçkırıklara kıvrandım kavruldum köz beledim
Seyfi Karaca ... Ağustos /21
(
Delalede Hoyrat Azabi başlıklı yazı
Yeldegirmeni tarafından
1.09.2021 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.