Bu Kadın Neden Bana Bakıyor
Ogün çok önemli bir dersim vardı.Anlı-şanlı bir prof.derse girecekti.Onun için okula vaktinde yetişmem gerekiyordu.Tanıdığım bir esnafın dükkanında ısmarlanan çayın son yudumunu da içtim.Saatıma bakarak" bana müsaade çok geç kalmışım,derse zor yetişirim" diyerek dükkandan ayrıldım.Şehrin en işlek caddesini yüreyerek geçmem gerekiyordu üniversiteye gidebilmem için.Ama ben çok vakit kaybettiğim için ana caddeyi bırakarak daha kesdirmeden okula varıp zamandan kazanayım diye mahalle içinden geçen tali bir yola kendini vurdum.
Vurmaz olaydım keşke.
Öyle bir sokağa geldim ki bir labirent gibi sağa sola asla çıkışı yok.Dümdüz sokağın sonuna kadar gitmek zorundayım.Ben derse yetişmenin telaşı içerisinde gözümü hedefim olan son çıkış noktasına dikerek biraz da koşar adımlarla yürüdüğüm,aklım fikrim de hep şu meşhur prof.un vereceği derstte olduğu için sağıma soluma hiç bakmıyordum.Birden başımı kaldırdım orta yaş bir bayanla gayri ihtiyari gözgöze geldim.Kadın gözlerini bana dikmiş öylece bakıyordu.Utandım gözlerimi yere indirdim.Sağa sola bakınınca bir de ne göreyim mahallenin bütün kadın ve kızları sanki ben geliyorum diye daracık sokağın iki yakasını işgal etmişler beni seyre çıkmışlar.Gerçi benimle ilgileri yoktu,her biri kapısı sokağa açılan evlerinin önüne oturmuş,kimisi yarenlik ediyor,kimisi çekirdek çıtlatıyor,kimisi ağlayan bebesinin sesini kesmeye çalışıyor,kimisi komşusunu veya kaynanasını çekiştirmeye çalışıyor,kimisi sevdiği delikanlıyı genç kız arkadaşına anlatıyor...Herbiri kendi işiyle meşgul..Ama ben sokağa girince her iş bitti onlarca göz üzerime çevrildi.Biraz da utangaç olduğum için sıkıntıdan terin suyun içinde kaldım.Başımı önüme eğerek adımlarımı daha da hızlandırdım.Bir an önce bu labirentten kurtulmaya çalışan kader mahkumlarına dönmüştüm sanki.Başım ayaklarıma çivilenmiş gibi hızlı hızlı yürüyorum.Ama zannediyorum ki onlarca,yüzlerce hatta binlerce,milyonlarca kadın gözü beni takip ediyor.Birden üzerime çullanacaklar" seni namuzsuz ne işin var burda?" diyerek beni linç edecekler.
Binlerce göz beni takip ediyor ama en büyük göz o ilk başta gözgöze geldiğimiz orta yaş bayanın gözü.Ne zaman başımı kaldırsam bir radar gibi ekranına düşüyorum.Her seferinde de gözlerimi hemen radar ekranından geri çekiyorum.Fakat böyle de bu binlerce göz ormanından bir yere toslamadan çıkılmaz ki.Mecburen gözümü kaldırıp gideceğim yola bakmam lazım.Sen misin gözünü kaldıran bizim radar anın da yakalıyor.Radarı tam da yolun çıkış noktasına kurduğu için yol bitinceye kadar radara düşmek zorundayım.
Nihayet ufukta ışık göründü.Tam labirentten çıkacağım ki birden " delikanlı bir dakika durur musun" hitabıyla zınk diye yerime çivilendim. Eyvah şimdi dananın kuyruğu kopacak.Bu kadın kim? Beni niye durdurdu.Dakikalarla ayrılmaz bir nazarla beni niye izledi? gibi beynimi kurcalayan delice sorulara cevap arıyorum diğer taraftan da ya bana bir iftira atar, bir kötülük yaparlarsa diye de korkuyorum.
" Buyurun hanım abla,beni niye durdurdunuz?.Ne istiyorsunuz benden,derse geç kaldım zaten" dediysem de o benden daha atik davranarak orada duran bir iskemleyi kaptığı gibi hemen altıma verdi."Delikanlı otur hele biraz,okuluna yine gidersin.Biraz konuşalım seninle.Kız Ayşe koş içerden bir bardak çay getir."
Eyvah dedim ben bu Ayşe bunun kızı herhalde bu teyze de beni gözüne kestirdi,kızını bana yamayacak.İyi güzel de ben yakamı nasıl kurtaracağım diye kara kara düşünmeye başladım.
"Hanım abla ben çay falan içmiyorum,derse geç kaldım" demeye fırsat kalmadan bizim Ayşe kız elinde bardakla bitiverdi zaten.Bir o olsa cana minnet.Biraz önceki onlarca,binlerce göz sahipleri de başımda bitiverdiler.Kadınlardan bir set kuruldu etrafımda.Kale surlarını yarıp da çıkabilirsen çık.Bir dakika içerisinde orta yaşlı bayanın evinin önüne mükellef bir sofra kuruldu.Çaylar,pastalar,kurabiyeler,kuruyemişler....gırla gırla gitsin.orta yaşlı bayaň diğerlerine emir verdikçe her türlü yiyecek sofraya yağıyor.
Kadın da beni sorgu suale çektikçe çekiyor."Nerelisin,nerede okuyon,annen baban sağ mı? Kaç kardeşim var? Okul ne zaman bitiyor? Paran pulun var mı?..." Elinden kurtulmak için hepsine yarım yamalak cevaplar veriyorum.Çay bittikçe hemen yenisi doluyor " içmem" desem de kim dinler ki.Artık diyorum şu teyze ağzındaki baklayı bir çıkarsa da neden beni yolumdan eğledi bir anlasam.Zaten ders mers kalmadı.Dersi kaçırdım.Şimdi tek endişem bir zarara ziyana uğramadan buradan nasıl kurtulacağım düşüncesi.
Nihayet kibar bir üslupla" teyzeciğim bak dersi kaçırdım.Sağolun çayınızı içtim,yemeğinizi de yedim,ne olur artık yakamı bırakın da gideyim" dedim.Dememle birlik de bir de baktım ki dakikalarca beni izleyen o radar gözler yaşlarla doldu.Kadıncağız derince bir iç geçirdi.Müşfik bir anne gibi yanıma yaklaşarak" Evladım beni yanlış anlama.Taaaaa sokağın başında seni görünce birden gözlerimi senden alamadım.Boyun posun ,yürüyüşün,duruşun yüzün,siman tıpkı benim oğluma benziyordu.Sanki sen de oğlumu gördüm.Anayım ben işte ana...Sakın beni kınama." Teyze senin oğluna ne oldu?"
Kadın hüngür hüngür ağladı.Sen yaşların da bir oğlum vardı.Eşim yıllar önce ölmüş onu bana emanet etmişti.Yemedim yedirdim,giymedim giydirdim.Gözümden bile sakındığım,canımdan çok sevdiğim evladımı Ankara'da ...... görüşlü öğrenciler vurdular.Bir kurşunla can verdi.Ölü bedenini getirdiler bana.
" Seni gördüm yavrum aklıma düştü."
Şimdi ağlama sırası bana gelmişti.Bu dertli ana gibi ben de için için ağladım.
"Oğlum burası senin evin ne zaman bir sıkıntın olursa,karnın acıkırsa,çamaşırın yıkanacaksa bana gel bir evladım da sensin."
"Olur anacığım dedim.Okul bitinceye kadar defalarca gittim evine.Bu gönlü yıkık anayı memnun edebilmek için.
Vurmaz olaydım keşke.
Öyle bir sokağa geldim ki bir labirent gibi sağa sola asla çıkışı yok.Dümdüz sokağın sonuna kadar gitmek zorundayım.Ben derse yetişmenin telaşı içerisinde gözümü hedefim olan son çıkış noktasına dikerek biraz da koşar adımlarla yürüdüğüm,aklım fikrim de hep şu meşhur prof.un vereceği derstte olduğu için sağıma soluma hiç bakmıyordum.Birden başımı kaldırdım orta yaş bir bayanla gayri ihtiyari gözgöze geldim.Kadın gözlerini bana dikmiş öylece bakıyordu.Utandım gözlerimi yere indirdim.Sağa sola bakınınca bir de ne göreyim mahallenin bütün kadın ve kızları sanki ben geliyorum diye daracık sokağın iki yakasını işgal etmişler beni seyre çıkmışlar.Gerçi benimle ilgileri yoktu,her biri kapısı sokağa açılan evlerinin önüne oturmuş,kimisi yarenlik ediyor,kimisi çekirdek çıtlatıyor,kimisi ağlayan bebesinin sesini kesmeye çalışıyor,kimisi komşusunu veya kaynanasını çekiştirmeye çalışıyor,kimisi sevdiği delikanlıyı genç kız arkadaşına anlatıyor...Herbiri kendi işiyle meşgul..Ama ben sokağa girince her iş bitti onlarca göz üzerime çevrildi.Biraz da utangaç olduğum için sıkıntıdan terin suyun içinde kaldım.Başımı önüme eğerek adımlarımı daha da hızlandırdım.Bir an önce bu labirentten kurtulmaya çalışan kader mahkumlarına dönmüştüm sanki.Başım ayaklarıma çivilenmiş gibi hızlı hızlı yürüyorum.Ama zannediyorum ki onlarca,yüzlerce hatta binlerce,milyonlarca kadın gözü beni takip ediyor.Birden üzerime çullanacaklar" seni namuzsuz ne işin var burda?" diyerek beni linç edecekler.
Binlerce göz beni takip ediyor ama en büyük göz o ilk başta gözgöze geldiğimiz orta yaş bayanın gözü.Ne zaman başımı kaldırsam bir radar gibi ekranına düşüyorum.Her seferinde de gözlerimi hemen radar ekranından geri çekiyorum.Fakat böyle de bu binlerce göz ormanından bir yere toslamadan çıkılmaz ki.Mecburen gözümü kaldırıp gideceğim yola bakmam lazım.Sen misin gözünü kaldıran bizim radar anın da yakalıyor.Radarı tam da yolun çıkış noktasına kurduğu için yol bitinceye kadar radara düşmek zorundayım.
Nihayet ufukta ışık göründü.Tam labirentten çıkacağım ki birden " delikanlı bir dakika durur musun" hitabıyla zınk diye yerime çivilendim. Eyvah şimdi dananın kuyruğu kopacak.Bu kadın kim? Beni niye durdurdu.Dakikalarla ayrılmaz bir nazarla beni niye izledi? gibi beynimi kurcalayan delice sorulara cevap arıyorum diğer taraftan da ya bana bir iftira atar, bir kötülük yaparlarsa diye de korkuyorum.
" Buyurun hanım abla,beni niye durdurdunuz?.Ne istiyorsunuz benden,derse geç kaldım zaten" dediysem de o benden daha atik davranarak orada duran bir iskemleyi kaptığı gibi hemen altıma verdi."Delikanlı otur hele biraz,okuluna yine gidersin.Biraz konuşalım seninle.Kız Ayşe koş içerden bir bardak çay getir."
Eyvah dedim ben bu Ayşe bunun kızı herhalde bu teyze de beni gözüne kestirdi,kızını bana yamayacak.İyi güzel de ben yakamı nasıl kurtaracağım diye kara kara düşünmeye başladım.
"Hanım abla ben çay falan içmiyorum,derse geç kaldım" demeye fırsat kalmadan bizim Ayşe kız elinde bardakla bitiverdi zaten.Bir o olsa cana minnet.Biraz önceki onlarca,binlerce göz sahipleri de başımda bitiverdiler.Kadınlardan bir set kuruldu etrafımda.Kale surlarını yarıp da çıkabilirsen çık.Bir dakika içerisinde orta yaşlı bayanın evinin önüne mükellef bir sofra kuruldu.Çaylar,pastalar,kurabiyeler,kuruyemişler....gırla gırla gitsin.orta yaşlı bayaň diğerlerine emir verdikçe her türlü yiyecek sofraya yağıyor.
Kadın da beni sorgu suale çektikçe çekiyor."Nerelisin,nerede okuyon,annen baban sağ mı? Kaç kardeşim var? Okul ne zaman bitiyor? Paran pulun var mı?..." Elinden kurtulmak için hepsine yarım yamalak cevaplar veriyorum.Çay bittikçe hemen yenisi doluyor " içmem" desem de kim dinler ki.Artık diyorum şu teyze ağzındaki baklayı bir çıkarsa da neden beni yolumdan eğledi bir anlasam.Zaten ders mers kalmadı.Dersi kaçırdım.Şimdi tek endişem bir zarara ziyana uğramadan buradan nasıl kurtulacağım düşüncesi.
Nihayet kibar bir üslupla" teyzeciğim bak dersi kaçırdım.Sağolun çayınızı içtim,yemeğinizi de yedim,ne olur artık yakamı bırakın da gideyim" dedim.Dememle birlik de bir de baktım ki dakikalarca beni izleyen o radar gözler yaşlarla doldu.Kadıncağız derince bir iç geçirdi.Müşfik bir anne gibi yanıma yaklaşarak" Evladım beni yanlış anlama.Taaaaa sokağın başında seni görünce birden gözlerimi senden alamadım.Boyun posun ,yürüyüşün,duruşun yüzün,siman tıpkı benim oğluma benziyordu.Sanki sen de oğlumu gördüm.Anayım ben işte ana...Sakın beni kınama." Teyze senin oğluna ne oldu?"
Kadın hüngür hüngür ağladı.Sen yaşların da bir oğlum vardı.Eşim yıllar önce ölmüş onu bana emanet etmişti.Yemedim yedirdim,giymedim giydirdim.Gözümden bile sakındığım,canımdan çok sevdiğim evladımı Ankara'da ...... görüşlü öğrenciler vurdular.Bir kurşunla can verdi.Ölü bedenini getirdiler bana.
" Seni gördüm yavrum aklıma düştü."
Şimdi ağlama sırası bana gelmişti.Bu dertli ana gibi ben de için için ağladım.
"Oğlum burası senin evin ne zaman bir sıkıntın olursa,karnın acıkırsa,çamaşırın yıkanacaksa bana gel bir evladım da sensin."
"Olur anacığım dedim.Okul bitinceye kadar defalarca gittim evine.Bu gönlü yıkık anayı memnun edebilmek için.
Bu Kadın Neden Bana Bakıyor başlıklı yazı Nuri Baş tarafından
17.09.2021 tarihinde sitemize eklenmiştir.
Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu, kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.
İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz.
Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
- Yorumlar 1
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın.