Ruhumla Nefsime Seslenişim
Ruhumla ,Nefsime Seslenişim!
Sevgili ruhum sanadır bu
seslenişim. Seni özgür düşüncelerimle gönlümde gezinmene ve sana uyanı onaman
için özgür bıraktım. Seni bir tutsak gibi içime gömmek acı veriyor bana. Senin
ellerini parçalayarak dışarıya çıkmana izin vermek yerine her şeyi yapmana izin
verdim. Bu benliğime köle bedenimi özgürlüğünle özgür bırakmanı ona karşı savaşmam
da bana yardım etmeni bekliyorum. Bu tutsak halimle onunla savaşmam imkânsız adeta!
Sen ben doğduğum an benliğimle beraberken ben senin kapını pek çalmadım, benliğim
izin vermedi ki buna! Şimdi fırsatını bulmuşken beraberce onu yenerek ikimizde
özgür düşüncelerle huzura kavuşabiliriz.
Tutunarak hayata çıktığım
merdivenleri kendim çıktım sanırken, benliğimin yönlendirmesiyle yanlış
basamaklara hatta çürük basamaklara basarak hep düştüm dizlerimi bedenimi
yaraladım şimdi seni bulunca fark ettim! Her mutlu olmam gereken anda
benliğimin baskılarıyla buz gibi donarak mutsuz kaldım geçte olsa fark ettim
bunu! Köhnemiş benliğimin zamanının içinde zamanı kendimi kaybettim yeniden
seninle kendimi zamanı bulmak doyasıya özgürce yaşamak istiyorum artık.
Benliğimin dünyaya bakacağım bir
penceresini de arayarak bulamadım, karanlıklar içinde duvarlara kapılara
çarparak ilerleyebildim. Şimdi seninle yardımınla yeniden başlamalıyım yaşamaya
eğer yardımcı olursan ben artık bundan sonra seninle yol alacağım.
Ey benliğim sana hakkımı helal
etmiyorum seninle oldum olalı ne bir aşkın kucağına düştüm ne de bir seveni
candan sevebildim, hep gururlandın kendini paşa sandın beni sevenleri sevmedin
benden uzaklaştırdın hırçınlıkla azarla sevimsizliklerinle! Yaz gününde seninle
ben üşüdüm, tüm bedenimde yaralar açtın şimdi onarmak için ellerinde güllerle
sakın gelme, sana artık kapım kapandı bir daha açılmaz artık zorlama. Beni
uçurumlara itelerken elini uzatarak son anda kurtarmanı hep bekledim ve beni
uçurumlara itende sendin sonunda anladım!
Ne yaptımsa seninle boşluğu
hoşlukla doldurarak hoş olamadım, boş kaldım yarım kaldım artık sana elveda
benliğim, sensizlikle geçecek günlere yelken açtım ruhumla artık özgürüz sen
kal çile hanende kendinle baş başa…
Bu ağrıya ey benliğim bil ki
iyilikle sonu sonuçlanacak diyerek sıkı sıkıya tutundum ve bu tutunmamın
beyhude olduğunu şimdi fark ettim ne yazık ki! fark ettim. İlk başta seni
susturmaya çalıştım beceremedim bir türlü, sonucun böylece belli bir zaman
sonra bir etki tepki ile geçeceğini ve beni tedirgin eden memnuniyetsizliğin,
memnuniyetle beni bir anda baş başa bırakacağını düşündüm yanılmışım! Bunun
mütemadiyen hız kesmeden bir müddet daha uzayacağını, hayatımı kendi inadınla kendi
çizdiğin o çirkin tasarımının etkisiyle hemen etki altına almış halde dizinin
dibinde kıvrılmış beklemeni isterken, ben ruhumun çağrısıyla ona uyarak pusuda
beni bekleyen huzursuzluğu kararlı bir şekilde gördüm ve o andan sonra seni
terk etmeye karar verdim. Yoksa seninle bu huzursuzluğum yaralarım geçmek şöyle
dursun, daha da çoğaldı iyileşmez oldu. Şimdi sende kendini benim ve ruhumun
anlatımıyla dinleyince kendinden utanacağını da hiç sanmıyorum!
Bir şafak vakti, yok her hangi bir
vakit masalların içinde gezmek istiyorum sensiz, masallara ekleme yapmak
istiyorum habersizce kendimce. Denizin en altına doğru berrak o su katılmamış
aydınlığı gibi aydınlık kılmalıydım masalları, şehrin sokaklarında gözlerinde
parıldayarak savaşsız kavgasız emek hırsızlığının yapılmadığı zamanlarda bir
dünya kurmak istiyorum sen mümkün değil diyorsun benim iznim olmadan… Neden
senin izninle olsun ki artık, sen yoksun artık kapattım seni kendi hücrene, sen
şimdi kendi geleceğinin karanlığında kal kendinle baş başa… Bu hayalimde
tuhaflıklar olabilir lakin senin yaşattığın iğrençliklerden daha güzeldir, tuhaflığı
güzel olan düşünce fikirle yenileyebilme imkânım varken neden bunu denemeyeyim?
Vesselam.
Mehmet Aluç
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.