Makale / Toplumsal Makaleler

Eklenme Tarihi : 24.05.2023
Okunma Sayısı : 535
Yorum Sayısı : 0
Siyaseten Kaybedilişin Körkırılgan Noktaları 5

Kaybolduğu hızlı iletişim ve teknoloji çağında genişledikçe dert sorun çile kahır şiddet ve benzer ölümcülleri büyüten ; ve hayati ihtiyaçlarını kazanıp karşılayamadığı gibi sürekli ihtiyaç artıran acımasız sapkın doyumsuz hukuksuz yağma ve sömürü ilahlarına bağımlı güdümlü ve itaatli kul köleliğin bütün azap yükünü hak hukuk ve huzur içinde yaşamadığı eziyete mezarlaştırarak yılgın bitkin soğukluğunu iletişimsiz toplumsuz tüketim esareti yalnızlığına yabancılaşıp tükenirken yitirdiği değer ve kimlik arayışında Savaşma seviş tortusundan sadece Cia formatlı hippiciliğe feci kafa yapıcı afyonlarla uyuşup alışmayı kanıksamaktan başka canlı ve diri hayatı kalmadı artık insanlığın .



Çünkü .. ;



Daha iyi sağlıklı onurlu huzurlu liyakatli güvenli eğitimli sorumlu adil mutlu özgür ve saygın yaşam koşullarını aramada özgün yaşam mücadelesinin ihtiyaç duyduğu bilgi ilgi beceri akıl mantık cesaret samimiyet tutarlılık gözlem donanım ve açık yürekliliğiyle hak hukuk arayışları adına Sekiz Mart 1857’ deki polis katliamıyla ölerek insanlık tarihine Yaşam Kavgadı veren kadınların ve yine aynı maksatlarla beraber Sekiz Saat çalışma günlüğü için 1886 tarihinde yarim milyondan fazla insanin Sendikal örgütlülükle idamlari ve ölümleri hiçe sayarak Genel Greve giderek verdiği hayat kavgası ; Dünya Kadınlar Günü ve Bir Mayıs İşçi Bayramı olarak her ikisi de soygun sömürünün tapınağı olan Amerika merkezli kaynaklılığa tarih kazıyıp yazması tüm Dünya insanlığına da bırakılmış mirasın her yerde her zaman daha iyi bir yarşammın özgür, güvenli, duyarlı, sağlıklı, adaletli, tutarlı, kararlı, eğitimli huzur ve mutluluğu arayıp bulmaktaki sesi tepkisi itirazı direnci iradesi yetkisi duruşu ve dayanışması temelinde akıllarda kalan en son kıymetli sosyal siyasal ve toplumsal eylemciliğiydi insanlığın.



Aklı fikri iradesi bilgisi duygusuyla düşünüp davranan -somut dünyayı tahlil edip sorgulayarak - yaşama kültürü ve sanatıyla ilişkiliydi bütün bunlarla kendini özgür özgün ve somut hayat kavgasına ve yaşam mücadelesi gerçeklerine göre ilgili duyarlı yaşayan ve yaşatan insanlık. Bugünse sanal soyut sahte imaj ve maske yapaylığının gösterişine dürtüsüne ve özentisine bağlı ve bağımlı TÜKETİM PiYASASI algı güdümlülüğünün kulu kölesi ve tutsağı olarak böyle bir hassasiyeti duyarlılığı yaptırımı iradesi katılımı etkinliği ve gerçekliği yok maalesef topyekün YAPAY ZEKA girişimi intiharıyla çarşı bazar piyasasını yapıp bozanların dilediği gibi yönlendirip yönettiği - bitkisel ölümünü bile isteye kanıksayıp içselleştirmiş insanlığın.



Sınırsız hukuksuz dayatma baskı zorbalık liyakatsizlik görgüsüzlük doyumsuzluk ve keyfiyet yetkisiyle; tebelleşip bulaştığı bütün sağlıklı ve onurlu duyarlı hassas yapıları kendi narsist pisiko sosyal bozukluklarına kodlayıp benzeterek herşeyi kendi değerinden yağmalayıp yıkan ve herkesi kendi değerlerine soğumuş çürümüş kokuşmuş ve uzaklaşmış yabancılaşmaya etkisiz hale getiren; bütün soyan sömürenler adına korkunun istismarın kötülüğün karanlığın gericiliğin her şekil zorba dikta ve harami hükümranlığını kurmak için, dünden bugüne değin Türkiye Cumhuriyeti kazanımlarına ve esas olarak da toplumusal hayatın her türlü yaşamsal ihtiyaç gerek be zorunluluklarının dayanak direnci ve teminatı olan Grevlere karşı DIŞ GÜÇLERCE planlanıp kurgulanarak yerli ittifakçı işbirlikçi ve tetikçilerinin toplantı ve gösteri halindeyken insan yığınlarının üstüne ateş açarak, ( bir mayıs yetmişyedi) genişletilmiş yetkilerle sivilleşen Bop Eşbaşkanlığı’ na susmuş sinmiş her dayatmayı manipilasyonu istismarı hamaseti yaygarayı dalavereyi dönekliği talsnı burgunu sahtekarlığı fırıldaklığı sorgusuz sualsiz peşin hükümlerle kabullenen; ve sadece baskılandığı silindirleri ve kapakları tüketmekle mecbur bağımlılık vadesi ve raf ömrü kapsamında kontrolllü ve şartlı türübün parlamaları ve sönmeleri kadar ancak; süründüren hayatın iradesiz ve iletişimsiz gösterişli kul ve köleliğini sonu gelmez sorunlarla herkesin birbirinden ayrı kopuk uzak yitik kapalı küs dargın bıkkın bezgin ters tahammülsüz aykırı azat kindar fitne bozuk zavallı ayarsız düzensiz ve tiksinti duyacak kadar birbirine zıt karşıt kutup aidiyetsiz örgütsüz ilgisiz duyarsız güvensiz habersiz kayıtsız vevinparamparça olmayı yapılandırıp terbiye eden ONİKİ EYLÜL Darbesi’ nin hüner marifeti ve devri daim ettiği çark ve çarmıh çevrimiydi.



Sandık manipilasyonuna kafadan ve kayıtdışı hayatın icabına gereğine ve yapısına uygun kayıtlı kütüğü ve sicili olmayan bellim belirsiz şaibeli seçmenleşmelerin ulu ortalıkları - kimi kaset montajlarıyla maksadı ve hükümranlık davası uğruna her yolu mübah sayaraktan- kavurduğu; eksğini gediğini tamamlamada saplanmış kilitlenmiş siyasi tezgahın allem -kallem vitrinine uygun fügür denek dönemeç ve fırıldaklıklarının Perinçek, Bahçeli, Ertuğrul Günay, Mehmet Uçum, Numan Kurtulmuş, Tuprul Türkeş ve en güncelde Sinan Oğan gibi ve pek çok benzerlerinde ( sözde çok muhterem memleket devlet milletperverler gösterişli sıraya giren çıkanı belirsiz fırdöndü BOP çarkıfelekçiliğiyle ) künyesini, karşılığını ve kalıbını bulduğu…



Her şeye rağmen vurgun bozgun soygun talan rantiyesiyle, şahsi çıkar keyfiyetinin hükümranlığını tüm uluslararası işgalci yayılmacı Patron Tanrıların süresiz ve kesintisiz destek ve dayanağını arkalayarak kurgulanmış projelerin buyruğu yönünde yağmalayıp yıkmadık hiç kurum birim değer kazanım huzur mutluluk ve zenginliği bırakmayan miadı sabıkası çoktan dolmuş kabarmış BOP hükümranlık sultası ve bu çökme ve çöreklenme keyfiyet liyakatsizliğinin kaçınılmaz değişim miladı gerçekleşmesi umut ( bu arada ülke şartlarının hassas ve nazikliğine göre duyarlı ve kararlı duruş davranışından dolayı Ümit Özdağ ve beraberindekileri yürekten kutlayarak ) ve dileğiyle ve sonsuz yaşama sevinci sevgisiyle.



Seyfi Karaca…. Mayıs/23

( Siyaseten Kaybedilişin Körkırılgan Noktaları 5 başlıklı yazı Yeldegirmeni tarafından 24.05.2023 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.
 

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu