Nasıl dayansın, gözü yaşlı bir baba
Evladım, yavrum,neredesin? haydi gel
Bak oldu saçım,kar gibi lapa lapa
Hasrete ne dağ dayanır ne çoşkun sel.
Olur mu böyle habersiz gekip gitmek?
Boşa mı gitsin bunca çile ve emek?
Ayıp mıdır ki sebebini bilmemek?
De söylesene sen de oldun sanki el.
Eridi karlar bak artık bahar geldi
Anla ki artık ayrılık yürek deldi
Rüzgar değişti sanki gittiğin bildi
Şimdi oldu da sanki poyraz, sanki yel.
Girdi araya sıra sıra karanlık dağlar
Oturmuş baban ardından sana ağlar
Güneşim battı sarardı soldu bağlar
Bak yaprak döktü boynunu bükünce gül.
Artık kalmadı yeşil gülşenin tadı
Sıla mı bildin söyle gurbeti, yad'ı
Haydi durma gel bırak artık inadı
Sensiz ötmüyor ne kanarya, ne bülbül.
Gelirsen eğer gene gönlüm şenlenir
Susduysa yürek sen gelince ünlenir
Artık gülşende senin türkün dinlenir
Başlar bitmeye hem karanfil hem sümbül.
Nuri Baş