Bu üç harflilerden bıktık gerçekten. Bıkmak ki hem de ne bıkmak. Daha emekli maaş zamları elimize geçmeden her bir şeyin fiyatını yüzde otuz yüzde elli hatta bazı ürünlerde yüzde yüze kadar arttırdılar. Bunların hepsine birden kocaman bir Ohaaaaaaa! Çüüüüüüüüş! Ve de Yuhhhhhhhh! Diyesim geliyor gelmesine de sinirden patlıyorum. Benim gibi bir çok kişide de aynı durum oluyordur...

Çoğu zaman kasiyerler ile tartışıyoruz tartışmasına da onlarda aslına emir kulu. Bizim alacağımız zam oranı belli yüzde on beş virgül bilmem kaç işte... Virgül deyip geçmeyin, o virgülden sonrası bile çok önemli biz emekliler için, kuruş kuruş yaşıyoruz, işte anlayın... Geçen gün girdim bu üç harflilerden birine ''Ekmeğe yine zammı itelemişsiniz?'' şaşırdı birden kasiyer ''Nasıl konuşuyorsun sen ağabey.'' Nasıl konuşayım zammı diyorum zammı. ''Biz yapmıyoruz ağabeyciğim üretici firma yapınca bizde mecburen yansıtıyoruz.'' Tabi tabi siz hiç yapar mısınız? Üretici firma kimin, sizin yan kuruluşunuz...

Aslında iyi gariban çocuklar kasiyerler ''Geçen gün sizin mağazada gece gece birileri görülmüş.'' Şaşırır birden kasiyer ''Yok ağabeyciğim bizim mağazalarda kamera sistemi var, alarmlar var karakollara bağlıdır hepsi kimse giremez.'' Ben ısrar ederim ''Görülmüş hemen girmişler etiketleri bir çırpıda değiştirmişler yüzde otuz kırk yüzde elli sonra bir an da yok olmuşlar.'' anladı kafa yaptığımı kasiyer bıyık altında gülmeye başladı...

Hani biz yapmıyoruz diyorsunuz ya, dedim o zaman birileri girip gece gece zamları bize kitliyorlar... Kasiyer kardeş de ne yapsın? Bir sürü insan yetkili bulamayınca içini mecburen onlara döküyor. Nihayetinde asgari ücretle çalışan delikanlılar kızlar bunlar...

Adalet yok adalet. Ama atalet desen herkesler de var. Parayı atıyorlar havaya yazı geliyor onlar kazanıyor, tura geliyor onlar yine kazanıyor, para dik geliyor yine onlar kazanıyor. Ulan bari bırakında para dik gelirse ki aslına çok düşük ihtimal bile olsa, dik gelirse para biz kazanalım bir kere de yahu! Belli mi olur? Kemal Sunal'ın eski bir filminde gördüm bir kere dik gelmişti...

Market yetkilisine soruyorum. ''Nasıl oluyor yahu benim aklım almıyor tarlada bir iki lira olan patates markete gelince nasıl yirmi lira oluyor? Sera da tarlada on lira olan domates markete gelince nasıl beş katı on katı fiyata çıkıyor, hadi buna cevap ver bakalım sayın mağaza yetkilisi?'' Cevaplar hazır ''Kemmmmmm! Kümmmmm! Ehemmmmm! Yaaaniii Şeyyyyyyy! Olabülüüüürrrrrrrr!''

Bunların yüzünden Türkiye'nin yarısından fazlası parayı bulmak için kendini şans oyunlarına vermiş durumda, ama bilmiyorlar ki o şans oyunlarında ikramiye çıkma şansı o kadar düşük bir ihtimal ki matematikte, parayı bulacağım derken aslına papazı buluyorlar, papazı buldular mı, papazı bulduklarının da farkına bile varmıyorlar. Varınca da iş işten geçmiş oluyor... Üç Harfli Bıkkınlık bunun adı olsa olsa...
( Üç Harfli Bıkkınlık başlıklı yazı AhmetZeytinci tarafından 12.01.2025 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.
 

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu