Bu coşkunla yeri göğü inletin,
Niçin hazin hazin böyle akarsın?
Ben mi çağlayanım, yoksa sen misin,
Sabırsızca tüm bendleri yıkarsın?
Nedir senin bu telaşın, figanın,
Niçin her yere savrulup yanarsın?
Kara gözlüden mi haber getirdin,
Yoksa beni dertten derde salarsın?
Kalbin durmaksızın çırpınır, atar,
Hangi sevdalara kanatlanırsın?
İksirli suyundan bir damla akıt,
Belki ruhuma da huzur katarsın