Kızılelmaya Yürüyüş
Başımız ellerde, gölgeler çağırır,
Sokak lambası dalların gölgesini, yüreklere ağdırır.
Tebessüm kayıp değil, Kızılelma’dır bir iz,
Türk’ün kalbi bir atar, tarihle can bulur her söz.
Asfaltta taş değil, Orhun fısıldar sessiz,
Tekme değil, el uzat, dertler kalır nefessiz.
Alparslan’ın kılıcı, bozkırda yankılanır,
Paralel yol kesişse de, Kızılelma’ya varılır.
Neden sevgi sustu, vicdan niye körleşir?
Niçin birliğimize zincir, sahtelikle örülür?
Kürşad’ın isyanıyla setler yıkılır artık,
Türk’ün ruhu çağlasın, altın çağ coşsun artık.
Öfke değil, sevgiyle yoğrulalım yeniden,
Etten kemikten değil, tarihte bir bedenden.
Ergenekon’dan çıktık, Kızılelma ufukta,
Oğuz’un torunlarıyız, bir sevda ile yolda.
Gölgeler soruyor hâlâ: İnsan mıyız bizler?
Kalbimiz bir destan, ruhumuza özgür sözler.
Türkiye’m, Türk yurtları, her ânı yeter bize, inan ki,
Kızılelma’ya yürü, silinsin inandırılmış, her bir yalan ki
Kızılelmaya Yürüyüş başlıklı yazı mucahit-kurnaz tarafından
31.07.2025 tarihinde sitemize eklenmiştir.
Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu, kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.
İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz.
Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın.