Bir içli ağıtla susar son perde,
Karacaoğlan'ın yattığı yerde
Hasret tüter yâremden, gönül derde
Düştükçe, dinmez bir sızı dem

Kopmayınca koptum ben ebediyyen,
Gitmez akıldan o sırrın feryâdı;
Şanlı sancağın altına yakışmayan ayıbı
Sırtıma saplanan kör hançer gibi dem

Gurbet ocağıdır, yollar sarp, o yaya,
Ufukta birleşen raylar misâli;
Balkanlar'dan Türkistan'a seslenen,
Topraktan asumana çıkan dem

Ne mazi ne atînin zafer ile sancısı
Mazide kalan atının yankısı;
Telgraf taşıyan o ince tele
Konan kuşun getirdiği haberde dem

Ozanlar diyarında duman çökse de,
Aslanlar Hak yolunda iz sürerken;
Yâr özünde türkü söyle nar sözünle,
Gözümden küçük bir damla düştü dem

Her sevgi bir düğüm atmış koluna,
Mızrabın güle savurduğu seste;
Öksüz tarı, tutsak curası ile
Kalkınan destanın nârası oldu dem

Meydanda cenk sert olur, durmaz yaram
Kırkın biri bana büyük hediye ile gam
Yanan yüreğime su serpmiş duman gelir,
Külümü çöle savuran meltem gibi dem gelir

Sevgimi bile bile yola işledin sen,
İster yıldızlar sönsün, dağlar dönsün;
Hürriyet vaat eden o kutlu nefesten,
Zulme inat yükselen sesinde son bir dem!

( Kırık Ezgiler Yurdu başlıklı yazı mucahit-kurnaz tarafından 2.11.2025 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.
 

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu