Online Üye
Online Ziyaretçi

iki gözümün nuru
bir bilsen ne haldeyim
sensiz, ahraz gecelerdeyim
hâlim harap
yüreğim bitap
bil ki hâlâ yolunu beklerim
her gece, ayın solgun yüzünde seni ararım
her yıldızda, gözlerinin parıltısını
rüzgâr, adını fısıldar karanlıkta
ama sen yoksun, sesin bile uzak
geceler, dilini yitirmiş birer yetim
ben ise yalnızlığın kör kuyusunda bir mahkûm
zaman, ince bir hançer gibi işler içime
her saniye, sensizliğin zehriyle dolar damarlarım
bil ki
bir gün kapında tüterse adım
rüzgârın getirdiği o yanık koku
benim yüreğimdir, kül olmuş
bekleyip dururken senin yolu
(Her sabah Kernek meydanından günaydın yolladığım Arinna’ma.)