Mahşer-i Matem

Bak pas tuttu anahtarımKilitli kaldı yar kapılarımSensizlikte esir, hasretinde tutsağımZamanın kefenine sarılı bir rüyayım.Gömün beni o küf kokulu anılara,Zemheri vurdu, çatladı sabır taşım.Artık ne bir ışık sızar ne bir ses bu mezara,Kendi yokluğumda, kendime mezar kazışım.Suskunluğum, bir ölünün vasiyeti gibidir şimdi;Mührü sökülmez, geri dönmez o gidenler.Gönlümün koridoru, soğuk bir morg dehlizi,Burada sadece, sevilmeden ölenler bekler.Neşterini vur hadi ey hayat, bu son perde,Ruhumun dikişleri patlıyor her nefeste.Aradığım o huzur, ne gökte ne de yerde;Ben kendi mahşerimin en kuytu köşesindeyim.Burası sıfır noktası, burası ruhun iflası,Toprak bile kusuyor artık bu ağır yükü.Damarlarımda dolaşan, yalnızlığın en saf yası,Ve nihayet bitti, o çocuksu sevda öyküsü.Duyuyor musun? Kemik sesleri geliyor derinden,Kırılan sadece gurur değil, bir varoluşun kendisi.Söküp attım seni, o kanlı ve paslı yerinden;Şimdi bu boşluk, Mezarlıklar Şairi’nin en görkemli eseri.Gözlerimde fer değil, sadece karanlık bir kuyu,Kendi karanlığında boğulmak, en büyük hürriyetim.Kapatın üzerime o ağır, o ebedi uykuyu;Ben artık bu dünyada, sadece bir vasiyetim...MEZARLIKLAR ŞAİRİ DOĞUŞ KILINÇ
(
Mahşer-i Matem başlıklı yazı
dogus-kilinc tarafından
30.12.2025 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.