
Dağların omzuna attın şalını
Ne
iyi ettin de geldin kara kış!
Beyaza
bürüdün servi dalını
Ne
iyi ettin de geldin kara kış!
Yolunu
gözledik bir yıl boyunca
Gün
kolay geçmiyor bir bir sayınca
Çocuklar
sevindi seni duyunca
Ne
iyi ettin de geldin kara kış!
Baharı
düşlerken bağımız bizim,
Gelinlik
giyindi dağımız bizim
Soğuktan
buz kesti doğumuz bizim
Ne
iyi ettin de geldin karakış!
Kardan
adamların aktır yüzleri
Ne
de şirin bakar zeytin gözleri
Gelişinle
mutlu ettin bizleri
Ne
iyi ettin de geldin kara kış!
Zamanın
nehrinden aktın da geldin
Bütün
engelleri yıktın da geldin
İlâhî
fırçadan çıktın da geldin
Ne
iyi ettin de geldin kara kış!
Kimine
dert yağar kış geldiğinde
Kimine
sert yağar kış geldiğinde
Yine
de mert yağar kış geldiğinde
Ne
iyi ettin de geldin kara kış!
Taştan
su çıkardın taşa değince
Derdi
savuşturdun başa değince
Hasreti
dindirdin yaşa değince
Ne
iyi ettin de geldin kara kış!
Kış
bahçelerinde beyaz gülsün sen!
Yüce
dağ başından esen yelsin sen!
Âşığın
sazından kopan telsin sen!
Ne
iyi ettin de geldin kara kış!
Yollara
düşünce alıp başını,
Çağrıştırdın
bize ömrün kışını
Ürküttün
dalında gönül kuşunu
Ne
iyi ettin de geldin kara kış!
M. NİHAT MALKOÇ