KARŞI EVİN BABASI
Bilenlerin
yapmadığı,
Yapanların
bilmediği bir dünyadayız.
Kafalarımız
kadar karışık her şey.
Oysa biz bu
kargaşanın ve
Üzeri kalabalık
heyecanların içinde,
Üstü başı dağınık
sevinçler çoğaltırdık bıkmadan.
Korkuyu içen
gözlerimiz,
Sevgisizliği,
ilgisizliği, yoksunluğu ezberlerken,
Dudaklarında
tanımadığımız bir tebessümle,
Selam verip
geçerdi karşı evin babası,
Derin bir ah!..
Çekerdik içimizden…
Karşı evin
çocuklarının ellerinde,
Deste
deste olurdu paralar,
Bozukluklar uzay
boşluğu gibi delip geçerdi ceplerimizi,
Ne zaman bakkalın
yolunu tutsak,
Onları görünce adeta
kaçarcasına uzaklaşırdık.
Her şey evlatlar
için deyip,
Koştururken karşı
evin babası,
Kirlenen
yüzlerimiz,
Ezilen
gururumuzla, sadece bakakalırdık…
Her akşam sofraya,
Çocuklarıyla
birlikte otururmuş karşı evin babası,
Sofralarında
bayram rüzgarları eserken,
Babam eve
gelmesin korkusuyla beklerdik soğuk odalarda,
Odalardan çok,
Yüreğimiz
soğuktu.
Okşanmamış
saçlarımızı okşardık kardeşlerimizle,
Babasından
saklanan çocukların,
Hikayelerini
yazardık saklambaçlara, körebelere…
Kollarından yakalayıp, havalara atıp tutar,
Sonra şefkatle kucaklardı karşı evin babası.
Ne zaman dara
düşse çocuklar,
Telefona sarılır
ve nereden gelirse gelir,
Hızır gibi
yetişirdi,
Gelişini
kıskandığımız gözlerle bakardık yollara.
Kemiklerimiz
kırılırcasına,
Gelmeyen
babamızın bakardık yokluğuna.
Yüreğimize hüzün
oturur,
Sevgisizlik
gözlerimizde halay çeker,
Ölüm
sessizliğiyle seyrederdik olanları…
“Benim babam” dedikçe,
bir baba daha çıkardı,
Karşı evin
çocuklarının dudaklarından.
Bizimse, köşe
bucak kaçacak bir babamız vardı.
Hata yaptığımızda
yiyeceğimiz azarları beklerken,
Haklı olsan bile
seni haksız görecek,
Sevinçlerini
kursağına dizecek.
Oysa, hatalar insanlar
için,
Ne kadar çok hata
yaparsan,
Yapmaman
gerekenleri öğrenirsin derdi,
Karşı evin
babası.
Ben o gün, ondan öğrendim,
İnsanın insanı,
insan etmesinin çabasını…
Tüm
olumsuzlukları,
Kaldırmak için
varım derken, karşı evin babası.
Her şeyi olumsuz
ihtimallermiş gibi,
Önümüze dizerdi babam.
Önümüz arkamız
karışır,
Onaylanmayan bir
isyan büyürdü içimizde,
Ve bu tükenmeyen sızı,
Kanayıp dururdu, yürek
mahşerimizde…
Kimsesiz çocuklar düşer aklıma,
Babasını özleyen
yetimler,
Savaş mağduru
çocuklar…
Hepsinin acısını
ciğerlerime çekerken,
Hemen her sabah,
Eşinin boynuna
sarılıp öpüp koklardı karşı evin babası.
Oysa evimizin
kapılarını kırarak çıkardı babam,
Uzun bir eyvah
düşerdi dudaklarımızdan,
Üstümüze yıkılır
sanırdık koca evi,
Tıpkı hayallerimiz gibi…
Adem Efiloğlu
14 Aralık 2025
Saat.19.15
Not. Bu şiir
“Sevgili şair arkadaşım Deniz İNAN’ın Karşı evin annesi şiirine nazire olarak
kaleme alınmıştır.”
Yazarın
Önceki Yazısı