Kimse Gibi Sevmiyorum Seni Kendim Gibi Seviyorum
“Herkes gibi bakmıyorum sana
Her şeyimsin gibi bakıyorum.” Söz kurşunu tam kalbine isabet etti kadının. Bu denli uzak menzilli ve parça tesirli bir cümle muhatabını yerle bir etmez de ne eder? Can parçalarını topluyor adam sevdiği kadının. Etrafa saçılmış gül goncalarını topluyor. Nasıl da güzel bakar sevdiğine insan. Bir çiçeğe bakar gibi, incitmeden ama ziyadesiyle mutlu bir şekilde. İmha edercesine duygularını, mahvedercesine yüreğini…Şimdi kalkıp da sevda üstüne nutuk atmanın ve aşk üzerine ahkâm kesmenin manası olur mu? Kalbini rehber edinen bir adamın gül yapraklarıyla süslenmiş cümleleri, jilet kesiğiyle terbiye edilmiş ayrılıkları vardır. Herkes heybesindekiyle kendisini tamamlar. Bizim de heybemize hüzün düştü. Bu yüzden açık ve taze yaraya basılan tuzdur feryadımız. Kimse merhem olmayı istemedi, aksine kanatmayı arzuladı yaramızı.
“Bir nazarı canı
yaksa da alev alev
Bin nazarı olsun hiç de yansın can.” Adamın tam tekmil onadır her bakışı, kadınına. Kalbine ince ince işlediği nakışı. Çevirmez mi sevdiğine bir seslenişi kışı yaza? Herhangi birisi değildir sevdiği. Kimse de değildir, herkes de. Her şeyidir; varı yoğu, azı çoğu… Kimsesi olmayan bir serazat ruhun, teslim oluşudur sevdiğine gözyaşlarıyla doldurulmuş kalemle döktükleri. Biter mi mürekkebi?
“Kimse gibi
sevmiyorum seni
Kendim gibi seviyorum.” diye meydan okumasıdır cahil cühelaya, kadaya belaya. Bir yürek arzıhalidir sunulan sevgiyle kutsanmış helal sayılana.Sizin topunuz tüfeğiniz varsa bizim de yüreğinizi yerinden sökecek, canınızı acıtacak ve ruhunuzu kabzedecek dizelerimiz vardır. henüz sarf edilmemiş ve kağıda dökülmemiş. Donanımlı bir asker gibidir sevdakâr olan. Şarjörü şiir olan, kasaturasında aşkın en keskin sözleri kazılı olan, miğferinde çiçek filizlenen ve postalında ayrılığa atılacak sert bir tekme saklı olan…
“Varsa herkesin
asla vazgeçemediği bir kimsesi
Benim de vardır
illaki kalbimin yegane hissesi” Dalgalanıp kıyına vurmam da vardır bu
aşkta gözlerine bakıp sessiz ve dingin bir şekilde durmam da vardır. En uçlarda
yaşıyorum seni. Bir bakıyorsun uçurumun en dibinde bir bakıyorsun yüz yıllık
bir çınar gibi toprağa kök salmış bir şekilde… Benden ötesi uçurumdur, senden
ötesi yurdumdur. Her karış toprağına canımı bin parça edip serperim. Toprağını
bulmuş bir tohum filizlenmez de ne yapar?
“Can dediği
dilediği değil midir âşığın rabbinden?
Aşkı
dilendiğinin yan bakışı şimşek değil midir?” Tüm varlığımla
kendimi sana adamamın ve bir nevi sende
tüm varlığımı yok etmemin ifrazatıdır her satırım. Kanayan cümlelerim
var, pansuman tutmaz fitil kâr etmez. Akla zarar sözlerim var, ömre ziyan
seslenişlerim.Aşk ateşine düşmeyen sakın yandım demesin. Kül yandığının ispatı
değil midir âşığın? Bir gül kokusu yayılmaz mı o külden cümle diyara? Bir gül
muştusu yerleşmez mi kalplere yeniden?
İşte sen benim
gül kokulumsun.
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.