Avram 11-a
a
Gerisindeki toplumsal gerçekliği ortada kalkmış olan rivayetlerin anlamı kendi sonrası şartları değişmiş köleci ortam içinde bilinemez olurlar. 

Örneğin; esirgeme, bağışlama, rızk, köle, sadaka, para, kar, kerhane vs. türü köleci kavramları geçmişin kolektif alanına götürün hiçbir şey anlayamazlar. 

Tapınağa doğuran natidum kadını,segedum kadını, tufanı, yer kavramını, gök kavramını, kafir söylemi vs. sözcükleri de kölecilik koşulları içine getirdiğinizde bu kavramları ilk kez konuşulan anlamıyla bilemezsiniz.

Örneğin; ilah kavramı köleci bir müminin bildiği bir kavram değildir. Yaratma kavramı köleci insanın bildiği bir kavram değildir. Yaratma söylemi erken dönem içinde isim verme analmına söylenen bir kavramdır. 

İlah insanı yarattı ise ilah insanı yoktan var etmedi. İlah melez soya insan adını verdi demektir. İlah insan olduğu için yer içer, köleci dil ile çocuk sahibi olur. İnsandan hizmet görür.

İlah hemcinslerimiz melez değildiler. Ve ilah bir totem mesleği olan totem grup kişileriydi. İlah melez insana bilmediğini öğrettikleri için insanlar onlara ilah diyorlardı.

Örneğin köleci dildeki kafir sözcüğü erken dönemde köleci dinci dönemdeki gibi bir anlamla ne bilinir ne söylenirdi. Kafir sözcüğü tarımcı toplumlara verilen erken dönem isimlendirmesidir.

Kafir tohumun üzerini toprakla örten demekti. Tohumu toprakta gizleyen demektir. Tarımcı gruplar tohumun üzerini toprakla örttükleri için bu ad ile anılırlardı.

Kısacası gerisindeki toplumsal gerçekliği ortada kalkmış bu gibi kavramların figürlerin anlamı bilinmez olmuştu. Anlamı bilinemeyen kavramlar köleci sistem içinde yorum olarak açıklanması okültizme yol vermişti. 

Kimi okültist mantığa göre eşine çocuk vermeyen natidum kadın olsa olsa biyolojik anlamıyla doğurmaz, kısır kadındı! Veya tapınağa doğuruyorsa köleci anlamla fahişe kadındı!

Yorumcular böyle diyordu. Gizli gizli geleneği aynen süren eşi olmayan rahibe bir natidum kadının hamileliğine mit olarak bakar. 

Sosyal mantıklı geri bağlanım yasası nedenle, babasız addedilen doğumlara din yorumcuları tapınak içine koydukları tanrı adına Tanrının nuru diyorlardı.

Madde fizik olaraktan boşluk kaldırmaz. Madde içeriksel olaraktan da mana olaraktan da boşluk kaldırmazdı. Somut olan maddi hayatın da, soyut olan mana hayatın da gerisindeki toplumsal gerçekliği ortada kalkmışsa somutla soyutun anlamsal boşluğu doldurulur.

( Avram 11-a başlıklı yazı birisi-hickimse tarafından 24.01.2026 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.
 

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu