Çisenti Yağmurları

Bu kırlangıç akını bu yüz çevirmeler eylülün kaçıydı bilmiyorum, bildiğim erken gelen yüze bir kaya gibi çarpan buymuş ellerimin havı ve titrerken çizdiğim sıcak turna kuşları,yeşil ceviz ağacı,salkım kiraz nazları sevmiştim...
Biliyorum o ala al mora mor elma ve karamuk ağaçlarının gölgesini kanatsn ellerimi sürerken toprağa bir dua girizgahında savruldu saçlarım...Yönüm çisenti yağmurları dilim kekre sorgusunda kaşlarım sorguladım dı...
Gideceklerin kalacaklara nedir bu isyanı tarif edilmiş çamların duldası ve çimlere bezenmiş anne halısı tavan kilimi çevrilmiş yer yatakları sırt yastıkları ucundan azıcık kesilecek dedi biri aniden bir çığlık gökyüzünü yalayan bu çisenti aylarında olmaz sünnet meramı muradını da görürüz dedi öteki daha bitmeden laf...
Sevmesen bu haneyi yakınından geçmem nedir bu didişme neden sözümün bir ucu karşı köyün lafçısında derler ya hep "bir söz söyle kuyuya at..."dillenirse vesselam düdük ederler bir türkünün girişine...
Şu yağmurun eli hep dilimizde bereketi de üstünde dürüm buğdaylarının seneye belli ki dolacak kiler değirmen una bulanacak bazlamalar,keteler sürülecek sac ayaklarına doyacak bebeler gelinler mutlu babalar umutlu gelecek yaza nafile...
Gönlümün gümanları/
Eylülün dumanları/
Etekler tumanları/
Çisenti yağmurları...
(
Çisenti Yağmurları başlıklı yazı
prens tarafından
31.01.2026 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.