İki bin yılından sonra doğan kardeşlerimiz Z Kuşağı oluyorlarmış. Bir başka tanım daha var ''Kristal Çocuklar.'' Değerli Bilim Adamı Prof. Dr. Oktay Sinanoğlu Hocamız Her otuz kırk senede bir millet yeniden doğar diye bir tespit yapmış ki gerçekten çok yerinde ve doğru bir yaklaşım...
Evet, bende soruyorum, benimle aynı yaştakilerde, benden yaşı biraz büyük olanlarda soruyor ''Gençlik nereye gidiyor?'' valla basitçe ''Arabaya binip zaman zaman okula, zaman zamanda işlerine gidiyorlar.'' diyebiliriz. Ama demiyoruz. Siz nereye sorusunun, aslında ne anlama geldiğini bildiniz. Hani amiyane tabirle ''Sizin gittiğiniz yol yol değil.'' de denilebilir ama, tabi içlerinde biraz kafası çalışanları da var hepten de kötülemeyelim.
Benim gözlemlediğim en büyük handikapları ''Elektronik aletlerin kölesi olmuşlar büyük çoğunluğu.'' Doksanlı yılların ortalarından sonra cep telefonlarının, internetin yıldırım hızıyla hayatımıza, evlerimize girmesi sonucunda çocuklarımız elden çıktı adeta. Başka dünyaların insanları gibiler. Dört kişilik bir ailede çoğu zaman birlikte sofraya oturulmuyor artık, bu ne kadar acı bir durumdur bir düşünsenize. Odalarından dışarı çıkmayan kız olsun, erkek olsun, çocuklar ve gençler, televizyonların magazin programlarında gördükleri nikahsız yaşayan sanatçılara özenmeler... Mafyavari diziler ile suça ve çeteleşmeye bolca teşvikler... Daha ne olsun?
Arkadaşlar arsında sigara içiyor olmak, mutlaka kız ya da erkek arkadaşının olması ''Gönül ilişkisi bakımından.'' adeta bir üstünlük göstergesi. Yuva kurmak, aile olmak durumları onlar için sıkıntı, çok daha sonra düşünülecek işlerden. Hele bir de yakınlarında evlenip boşananlar varsa hiç işleri olmaz. Nikahsız beraber yaşamak varken oh ne ala! Düğün masrafı yok, sıradan bir ev kirala birbirini de duygusal olarak doyur, çocuk mocuk hikaye zaten, onlar için bir önemi yok. Baksanıza sanatçı Gülşen ablaları da var televizyonlarda bas bas bağırıyor ''Kimselere kafayı takmayın oranızı buranızı her yerinizi açabilirsiniz.'' diyen...
Okullarda ki eğitim sitemine bakıyorsunuz, gereksiz bir sürü dersin yanında, gerçek tarihi ve gerçek dini bilgiler ile geçmişini unutan, atasını tanımayan, doğru düzgün besmele çekmesini, boy abdesti bile almasını, bilmeyen bir nesil. Anne ve babalardır bunun suçlusu aslında... Kimse başka suçlu aramasın... Bizleriz...
Yeni yasalar bir an önce hayata geçirilmeli. On iki yaşında on beş yaşında bir çocuk suç işliyorsa aynı cezanın daha fazlasını anne ve babasına da verin bakın o zaman nasıl sahip çıkmaya çalışacaklar ebeveynler çocuklarına. Yeter artık yeter, sizin yetiştirmediğiniz, ahlak sahibi, vicdan sahibi yapamadığınız, yüreklerine insan sevgisi yerleştiremediğiniz piçlerin yüzünden, başkalarının masum çocukları öldürülmesin. Öldürülüyor, yaralanıyorsa da ağır cezalar sizleri ve çocuklarınızı bekliyor olsun. Toplumun büyük beklentisi budur.
Metroya ya da belediye otobüslerine bindiğim zaman özellikle gençleri gözlemliyorum, ellerinde cep telefonları sürekli oyun oynuyorlar. Bir vagonda on beş kişi cep telefonu ile oyun oynuyorsa, belki bir ya da iki kişinin elinde kitapları görüyorum. Çok acı ve hazin bir durum...
Batı Kültürü dedikleri safsatadan ibaret aslında bir anlayabilseler de kendi öz kültürlerini benimseseler her şey çok farklı olacak. Acilen bir Milli Eğitim reformu şart bu memlekete... Okul bir öğrenciye, saygıyı, sevgiyi, hoşgörüyü, harama el uzatmamayı, merhamet duygusunu öğretmiyorsa sıkıntı var demektir. Bu gidişat hiç iyi gibi görünmüyor. A dan Z ye televizyon dizilerinden tutunda, okulda çocuklara verilen dini ve ahlaki bilgilere, ayrıca ailelerin eğitilmesine kadar, İnternet kullanımının denetlenmesine kadar devletin bir takım girişimlerde bulunması kaçınılmazdır artık. Çünkü nesiller kaybedildiği zaman, tekrar toparlamak yıllar yıllar sürecektir...
(
Gençlik Nereye Gidiyor başlıklı yazı
AhmetZeytinci tarafından
5.02.2026 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.