Melal-i Gurbet


Fâni olan gurbetin içinde bir yabancı,
Bezm-i ülfet sofrası kuranım yok ki benim.
Katmerleşmiş sadrımda acı içinde acı,
Nazar edip yaramı saranım yok ki benim.

Püryan oldu yüreğim, hasret denen fırında,
Bir başıma kalmışım, ömrümün son turunda.
Kalsam soranım yoktur, gitsem kimin umrunda,
Kollarını önüme gerenim yok ki benim.

Talihim çok nazlıdır, buluttan nem kaparım,
Kurumuş can yaprağım; üfleseler koparım.
Bir tek sevenim olsa başıma taç yaparım,
Gönül dağında gezen cerenim yok ki benim.

Hayat yolu dikenli, duman çökmüş dağına,
Düşmüşüm kurtulamam şu feleğin ağına.
Nasıl da denk gelmişiz vefasızlık çağına,
Hâlimden anlayan bir yârenim yok ki benim.

Hangi dala uzansam kırıldı, elde kaldı,
Hicran yoldaşım oldu, saadet dilde kaldı.
Umutlarım deryada kırık bir salda kaldı,
Bahtın kör düğümünü kıranım yok ki benim.

Al bayrağın rengine karıştırır kanımı,
Anadan, yârdan üstün tutarım vatanımı.
Düşmanın attığı taş zerre yakmaz canımı,
Bir gül atıp başımı yaranım yok ki benim.

Ne bir hoşça kal derim, ne bir veda ederim,
Nûrfânî’yim, sessizce bir gün çeker giderim.
Gurbet elde garipçe toprağa gelir serim,
Ellerini dizine vuranım yok ki benim.

9.02.2026

( Melal-i Gurbet başlıklı yazı nuriye--akyol- tarafından 12.02.2026 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.
 

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu