Hakikat garip kaldı, yalan baş tacı oldu,
Nifâkı allandıran belâgetten yorulduk.
Dâr-ı dünya seması feryat, figanla doldu,
Azabı bollandıran zelâletten yorulduk.
Vefayı rafa koyduk, kalbin kıblesi para,
Edep can çekişiyor, saygıya geldi sıra.
Vicdanlar sağırlaştı; onur, izzet maskara,
Mazlumu sallandıran adâletten yorulduk.
Tebessüm yüzde perde, samimiyet sürgünde,
Âlim arkadan yürür; cahil, cühelâ önde.
İnsanlık robotlaştı geriledikçe dinde;
İrfanı küllendiren cehâletten yorulduk.
Söz meclisten dışarı, ar perdesi yırtıldı,
Helâller çöpe döndü, haram gülle tartıldı.
Hani o pervaneler, öncesinde tırtıldı;
Zehiri ballandıran melânetten yorulduk.
Erenler meydanında, bir dilsize söz düştü,
Yağmur bekledi çöller, köz üstüne köz düştü.
Herkesin bir derdi var, bize doksan, yüz düştü;
Acıyı dillendiren sefâletten yorulduk.
Nûrfânî’m söz yetmiyor, şu sefil çeriye bak,
Utanmayı bilmeyen, gerilmiş deriye bak.
Mevlâ’ya baş kaldıran, izansız sürüye bak;
Gümanı yıllandıran dalâletten yorulduk.
Nûrfânî
16 Şubat 2026
"Göstermelik dostluklar her tarafta türedi
Menfaat denen illet üredikçe üredi
Samimiyet yok artık bak nasıl da eridi
Kardeşliği yok sayan zihniyetten yorulduk. "
-------------Hatice Kılınç
Kardeşime çok teşekkür ediyorum.
(
Yorulduk başlıklı yazı
nuriye--akyol- tarafından
2/17/2026 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.