Ramazan Eğlence Ayımıdır
Ramazan eğlence ayı'mıdır?

"Ramazan eğlenceleri” adıyla sunulan “Ramazan eğlenceleri” nin dinimizde, Osmanlı'da ve töremizde bir yeri ve manası yoktur. Batı Referanslı bu gelenekler  gayrimüslimler tarafından müminleri ibadetten alıkoymak için uydurulmuştur…

Ramazan demek; Kur'an ve sünnet eksenli ibadet, mukabele, oruç, iftar, sahur, yardımlaşma, sadaka, teravih, itikaf, kulluk, arınma, tevbe, zikrullah, tefekkür, kadir gecesi… demektir. Daha yüzlerce sayabiliriz.

Bugün Ramazan da, ramazan fırsatı kampanyası adı altında, adeta yeme, içme, eğlence pazarlanmaktadır..

*İki kişilik menü şu kadar.
*Serpme menümüz bilmem şu kadar çeşittir.
*Otelimizde açık büfe mevcuttur. 
*Ramazan turlarımız başlamıştır. Vs. 

Ramazan gibi ulvi müstesna bir ayı, eğlence, zevk, safa kılıfına sokmak, bid’atlarla geçirmek, bunu ganimet bilerek gerçek gayesinin dışına taşırmak kimsenin haddi değildir..

Günümüzde her geçen gün bazı çevrelerin desteklemesiyle, kültür/sanat etkinlikleri adı altında, şuursuz ve İslami hassasiyet taşımayan organizeler etkisiyle böyle bir Ramazan algısı oluşturulmaktadır.

Bayramlarda sıla-i rahim, eş-dost ziyareti yerine otellerde tatil furyası yapıldığı gibi, Ramazan’da da ibadet, taat yerine böyle bir eğlence havası estiriliyor.

Ramazan eğlence furyasının tarihçesine baktığımız zaman şunları görürüz:

İstanbul’da büyük çoğunluğunu gayri müslimlerin oluşturduğu bir topluluk, Ramazan akşamları kanto, tiyatro, musiki vb. işler icra ediyor. O sıralar, vaktiyle 3 kıtada at koşturan Osmanlı, ne zaman attan inip saraya gömüldü, cihad ruhunun da kalmadığı bir dönemde. Eli boşa çıkan yeniçeri takımı, pala bıyıklarını burup, ellerindeki koca tesbihleri sallayarak, böylece meydanlarda boş boş olta atmaya başlıyorlar.

Bu işi yapanların bir kısmı zaten müslüman olmadığı için teravih/ namaz/cami dertleri yok. Onlar böyle bir eğlence başlatıp nefse hoş gelen bir takım işler yapınca, yavaş yavaş bazı müslümanlar da kimi teravihten kaytararak, kimi de cami çıkışı şöyle bir göz atayım derken, zamanla böyle bir sektör oluşuyor.

Ve al sana Ramazan Eğlenceleri daha doğrusu Ramazan Bid’atları.

Halbuki eğlenmek yerine Ramazan akşamını mübarek hoca efendi ve cemaatlerin olduğu güzel camilerimizde namazı eda ederek, daha sonra ilmi, ahlaki, tasavvufi, tarihi, edebi güzel sohbet ve muhabbet meclislerinde bulunup, zaten sahurla bölünen uyku ihtiyacını da makul ölçüde karşılayacak şekilde geçirmek lazım.

Bir kere her müslüman Ramazan dolayısıyla kendisi bizzat sağlam ilmihal ve fıkıh kitaplarından, Oruç ve Ramazan bahislerini okumalı, içinden çıkamadığı, anlamadığı yerleri de ilmine, ihlasına ve dünya görüşüne güvendiği hocalara sormalıdır.

Her müslüman mutlaka Kur’an hatmi ile meşgul olmalı, manası ve tefsir'iyle birlikte ilahi kitapla haşir, neşir olmalıdır.

İslam, somurtkan, asık suratlı, bilgisiz, kültürsüz, vaktini boşa harcayan cahil insanların dini değildir. “Müslümanlar meşru ölçüler içerisinde” Seviyeli, kaliteli, ilmi, edebi, kültür ve sanat faaliyetlerini icra eder, yorgunluk ve stresini atmak için bir takım dinlendirici şeylerle de meşgul olabilir, gezebilir, eğlenebilir, spor yapabilir.

Ramazan programlarında insanımıza İslam’ı doğru ve sahih bir şekilde anlatacak konular seçilmeli, tefrikaya yol açacak her türlü açıklamadan uzak durulmalıdır. Helal/haram çizgilerine dikkat edilmeli, özellikle dil ve üslup konusunda oldukça hassas olunmalıdır.

Bir kişiyi cemaatle namaz kılmaktan alıkoymanın, delikanlı erkek ve kızları meydana doldurup günaha sokmanın, vebali bu işi yapanlar kadar o organizeyi tertip edenlerin de üzerine yazılır.

Namaz vaktinin geçmesine sebep olan,   insanları eğleyen, eğlendiren hocalar, sanatçılar, buna sebep olan belediyeler,
İnsanları saatlerce meydanlarda bekleterek, namaz vaktinin kaçmasına sebep olan herkes mesuliyet altındadır..

Yoksa oruç farz da, namaz farz değil mi sanıyorsunuz ?..

Ahmet Ali Canbaz 04/04/2022
( Ramazan Eğlence Ayımıdır başlıklı yazı Ahmet Ali Canbaz tarafından 24.02.2026 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.
 

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu