Kabede Hacılar Hu Der Allah
“KABE'DE HACILAR HÛ DER ALLAH”
Millî eğitimde dini - milli müsbet ve menfi ilimlerin bir arada okutulduğu müfredat değişikliği yapılmadıkça, bir ilahi den iktidarın 24 yılda yapamadığı topyekûn millî bir diriliş beklemek hayal kırıklığı olacaktır. Önemli olan önce kafalardaki İnaç bozulmuşluğunu tamir etmek gerekmektedir..
Türkiye uzun yıllardır Batı'nın maddi manevi kokuşmuş çarpık, sapkın sanat anlayışı altında kalarak, müzik, sinema ve pek çok alanda kültür yozlaşması yaşamaktadır. Bundan da en çok çocuklar ve gençler etkilenmektedir.
Dünyada "Filistin ve Gazze de" masum kardeslerimizin, Yahudi İsrail'in vahşeti karşısında dimdik güçlü imani taviz vermeyen duruşları, tüm dünyada'ki akıl sahibi insanları derinden etkilemiş, işte "İSLAM DİNİ budur" diyerek, özellikle akademik seviyesi yüksek insanların, koşarak İslam'ı seçtiklerine şahit olduk ve dünyada yeniden dini uyanışlar baslamışdır..
Bizde de sanat ve siyaset dünyasındaki bir çok kişilerin, yaşam tarzı, yaptıkları müzikler ve sapkın davranışlar, Türkiye'deki mutedil, muhafazakar ve milliyetçi bir çok kesimleri rencide etmektedir.
Sanat dünyasında müziğinden, sanatından daha çok yaşanan iğrenç kareler, dine muhalif davranışlar, belden aşağı şovlarla bir yere gelen insanların, kendi insanlarına, memleketlerine ve dini, milli değerlerine lakayd kaldıklarını görmekteyiz. Türkiye'de cebini bir şekilde dolduran bir çok sözde sanatçının da, soluğu Avrupa ülkelerinde alıp Türkiye aleyhinde keyif sürmekte olduklarına şahit oluyoruz.
Ne yazık'ki Batı'nın cazı, metali, rock müziği hippi giyimli sanatçıları ve sanatları örnek alınmış, bizim dini çevrelerce, dergahlarda yüzyıllardır zikirler eşliğinde geliştirilen, dinî ilahilerimiz, gerçek Ezgi, türkü ve ney, def eşliğindeki sufî musikimiz dışlanmış, yobaz kültürü diye adlandırılmış ve baskılanmıştır.
İşte böyle bir zamanda meşhur olmayan bir insan çıkıyor, "Celal Karatüre, def çalan arkadaşı İsa Punar ve Zikir yapan Hasan Koşucu" Hacı karşılarken söyledikleri bir ilahinin videosu, sosyal medya üzerinden tüm Türkiye’de hızla yayılıyor..
Milli eğitim Bakanımız Sayın Yusuf Tekin'in imzasıyla, Ramazan ayı boyunca Türkiye genelindeki okullarda, "Maarifin Kalbinde Ramazan" Teması ile birleşince, yeni bir akım, yeni bir ses olarak Hüsnü kabul görüyor.
Ancak bu dil ve gönül birliğinde bir “özlemi” görmek mümkün. Bir dönem yasak olan, önü kesilen, gelişmesi engellenen, dinleyenlerin hor hakir görüldüğü, tıpkı arabesk müzikte olduğu gibi gizli, çekingen, mahcup dinlenen ilahilerimizin, okulları bile kuşatacak kadar, teneffüslerde hep birlikte coşkuyla söylenmesi, kuşkusuz güzel bir şeylerin, bir uyanışın alameti olsa gerektir.
Daha sonra bu akımda diğerleri gibi sönecek, yerini başka ilahiye veya başka şarkı, türkülere bırakacaktır.
Çünkü "Allah, peygamber, Kabe, Hacı ne mana teşkil etmektedir"? Öze, örf ve adetlerimize dayalı dini, millî müsbet ve menfi bir eğitim sistemi geliştirmedikce, bu hep böyle olacaktır. Kafalar bir müddet kulağa, ezbere, cezbeye hoş gelen şeylerle oyalanıp başka arayışlara geçecektir.
İçini maanen doldurmadıkca Buradan bir “dindarlaşma”, “öze dönüş” gibi hayali şeyler çıkarmakta beyhude bir şeydir.
Böyle bir ilahinin bazı politik çevrelerce kutuplaşma malzemesi yapılmasıda, “laiklik elden gidiyor” diye ortalığı velveleye vermeleride, onlar açısından ne kadar vahim bir durumdur.
Yıllardır Müslüman mahallesinde salyangoz satılırken sesiniz çıkmadı. Gençler dejenere olup ateist, deist, lgbt gibi sapkın vadilere savrulurken neredeydiniz.?
Laik çevreler korkmayın! Celal Karatüre ve arkadaşlarının Türkiye’yi aynı ezğide, bizden bir ezğide buluşturmasını “öze dönüş”, “zincirlerin kırılması”, “devrim” gibi kavramlarla izah etmek için henüz çok erken.
Geçmişle irtibatı kesilen insanımız, sözüyle, özüyle, örf, adet giyim, kuşam ve yaşam tarzıyla, dini - milli aslına rucu etmeye çalışıyor. Yıllardır bu milletin geçmişiyle irtibatını koparmaya ve özünden uzaklaştırmaya çalıştıkları aziz Milletimiz, fırsatını buldukça kendisine biçilen dar maneviyat gömleğini yırtmaya çalışıyor..
Celal Karatüre ve arkadaşlarını güya aşağılayanlar, aslında derindeki o isyanı çok iyi görüyorlar. Telaşları ve tepkileri o isyanın büyüyecek olmasından kaynaklanıyor.
Bir ülkede Millî Eğitim bozulunca insanlar bozulur, ahlâk bozulur. Menfaatperest, bencil, şiddet düşkünü, psikopat, yalancı, hilekâr, tembel ve ahlâksız insanların sayısı artar..
Öncelikle devlet İnsanının düşüncesine, manevî değerlerine, değerler eğitimine önem vermeli. Bunu "siyaset üstü" bir anlayışla yapmalı. İşte o zaman ülke kazanır, insanımız kazanır, ülkemiz aslına rücu etmiş olur.
Bugünlerde sokak, okul, cami avlularında yükselen seslere kulak verin. Çocukların neşesi, gençlerin coşkusu, bir milletin özüne dönüşünün işaretlerini taşıyor olabilir.
Her ne kadar kimileri bunu "akım" kimileri "rahatsız oldum" diye, kimileri de "küçümseyerek" baksa da; Fakat inkâr edilemeyecek bir gerçek var'ki: Oda bu toprakların mayasında iman, hafızasında ezan, kalbinde dua vardır..
(Kul Ahmed-i)
Ahmet Ali Canbaz 27/02/2026
Kabede Hacılar Hu Der Allah başlıklı yazı Ahmet Ali Canbaz tarafından
27.02.2026 tarihinde sitemize eklenmiştir.
Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu, kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.
İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz.
Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
- Yorumlar 2
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın.