
Bakıyorum yüzüme, elime, ayağıma,
En küçük hücremden, içimde çalışan fabrikaya,
Şah damarımdan yakın olan ne varsa;
Her şeyde Sen varsın.
Annemin, babamın beni büyütürken çektiği zahmette,
O bitmez merhamette, şefkatte, iyilikte,
O sabırda, o koruma duygusunda;
Her şeyde Sen varsın.
Çocuklarımın hezeyanında, çocukluğumda,
Gençliğimde, yaşlılığımda, her yaşımda,
Ruhuma üflediğin o ilk andan beri,
Son nefesimde de sadece Sen varsın.
Hayatıma girenlerde, çıkanlarda,
Bulduğumda, bulamadığımda,
Bilmeden kırdığım, kırıldığım ne varsa;
Her şeyde Sen varsın.
Sakladığım gülüşlerimde, attığım kahkahada,
Bazen o en çocuksu utangaçlığımda,
Gökyüzümde, rüzgârda, dans eden bulutlarda;
Her şeyde Sen varsın.
Uğur böceklerinde, kelebeklerin incecik belinde,
Arıların vızıltısında, iyilikte, güzellikte,
Ezgilerde, türkülerde, söylenen her güzel sözde;
Her şeyde Sen varsın.
Seni fark etmeden yaşadığım yıllarda bile,
Uykularımda, rüyalarımda, seyre daldığım dünyada,
Gözümün gördüğü ve görmediği ne varsa;
Her şeyde Sen varsın.
İyi ki beni yaratıp bu sevdayı içime mühürledin,
İyi ki beni bu dünyada yalnız bırakmadın.
Bir hastanın iniltisinde, ezan sesinde,
Mısra mısra şiirlerde, renk renk çiçeklerde;
Her şeyde Sen varsın.
Müzik notalarında, denizlerde, okyanuslarda,
Kutuplarda, yerin altında ve üstünde,
Sen benim en güzel çiçeğim, en sevdiğimsin;
Her şeyde Sen varsın.
Seni bulamamış olmak en büyük azap olurdu,
Huzurunla kalbimi öyle güzel doldurdun ki...
Kuşların sessiz bekleyişinde, babamın alın terinde,
Annemin o lezzetli yemeklerinde;
Her şeyde Sen varsın.
Şükrüm bitmez, hamdım yetmez bu hayata,
Kaderime yazdığın, yaşattığın her noktada,
Beni hiç bırakmayacağını bildiğim o sonsuzlukta;
Her şeyde Sen varsın.
Not: Edebiyat Evi’nde Şair Redfer’in şiirinden
aldığım ilhamla şükür düştü yüreğimden.