
Yeri göğü versen, gönül bağlamam,
Saçımı, başımı, yoldurdun dünya!
Yerden yere vursan, artık ağlamam,
İçimi kederle, doldurdun dünya!
Doğdum, sonra birden bire yaşlandım,
Bazen takdir aldım, bazen taşlandım,
Kütüklere bahtsız, diye işlendim;
Kalmadı hevesim, yıldırdın dünya!
Sevda dedim, çıkış yolun yok dedin,
Vuslat dedim, daha çilen çok dedin,
Sıla dedim, elin, kolun çek dedin;
Gurbet illerinde, soldurdun dünya!
İnsanlık nerede, kendime sordum?
Adaleti mumla, aradım durdum,
Ak-kara karışmış, tanınmaz yurdum;
Aslanı çakala, güldürdün dünya!
Savaşlar, afetler, eksilmez sende,
Ne vardı görseydim, iyi bir gün de,
Doğrulmadan henüz, attırdın künde;
Nefes aldırmadın, saldırdın dünya!
Kimi kulda zer var, kimisi fakir,
Kimi kalpte nur var, kimisinde kir,
Kimi dilde nar var, kiminde zikir;
Aklımı haramla, çeldirdin dünya!
Alaca göçmekte, zaman ahirdir,
Sanma bal içmekte, badem zehirdir,
Öte taraf bel ki, irem, bahardır;
Bu ilk değil, çok kez, öldürdün dünya!
Huzuru mahşere, kaldırdın dünya!
06.03.2026
Muhittin Alaca
Yazarın
Önceki Yazısı