Olmaz Olsun Şu Marketler
Olmaz Olsun Şu Marketler
Zamanla alıştığımız her şey değişiyor.
Yeni şeylere biz yaşlılar alışamıyoruz. Onun için eskiler hep bir özlem olarak gözümüzde kalıyor.
Çocukluğumuzda babadan harçlığımızı alınca hemen dükkanına koştuğumuz bakkal amcalarımız vardı.
Günlük harçlığımızı onlara verir karşılığında şeker, leblebi, kuru üzüm, fıstık,büsküvi alırdık. Onlar cömert insanlardı. Şimdiki marketler gibi milimi milimine hesaplamazlardı. Paramızın karşılığı kadar verir bir avuç da üzerine ilave ederlerdi gülerek.
Her mahallenin bir bakkalı vardı. Her köyün senelik ihtiyaçlarını aldığı bir esnafı vardı.
Dükkana girdiğinde tatlı dille “Hoş geldin “ Denilir hemen altına bir iskemle veya sandalye çekilirdi.
Akabinde “Ne içersiniz efendi, çay mı olsun kahve mi?” Diye sorulurdu.
Sonra ihtiyaç olan maddeler birer birer alınırken sıkı bir pazarlık başlardı.
Rahmetli babamın manifatura dükkanı vardı. Pazarlıksız bir metre kumaş sattığını hatırlamıyorum. Kıran kırana pazarlık yapılır, görenler sanki kavga ediyorlar zannederlerdi.
Bir gün babama sormuştum
-Baba niye bu müşteriler hep böyle sıkı pazarlık ediyorlar? Fiyatını söylüyorsun İşte, alsınlar ya o fiyattan?
-Olur mu oğlum pazarlık sünnettir. Alışverişte pazarlık sünnetini işlemeyelim mi?
Bazan parası olmayan müşteriler de gelirdi bu dükkanlara. Durumu öğrenen esnaf “ Aman Hasan Efendi kardeşim senden para soran mı var ,al götür eline geçince ödersin borcunu” Derler hiç suratlarını asmadan müşterisinin istediklerini bila-eksiksiz verirlerdi. Tabii o müşteri de gününü aksatmadan borcunu öderdi.
Bir Yusuf amcamız vardı. Okuldan çıkınca hemen bakkalına uğrardık. Alacağımız her şeyden iki çeşit bulundurur, “Bunu önceden aldım fiyatı şu kadar, şunu da sonradan aldığım İçin zamlı aldım fiyatı şu kadar. Hangisinden vereyim?”
Tabii biz uyanıklık yapar önceki aldığından isterdik. Asla önceki aldığı fiyata gelen zammı eklemezdi.
Şimdi ise bir aldığını bir daha aynı fiyata alamıyorsun.
Nerde “Ben siftahımı yaptım öbür istediğini de komşumdan al” Diyen Fatih’in esnafı nerde bütün dünyayı satsa yine de gözü doymayan bu marketler.
Modern hayatın yaşantımıza kapitalist dünyasından getirip kattığı şu olmaz olasıca marketler yüzünden kültürümüzden neler neler yitirdik.
Bir kere o tatlı dilli, güler yüzlü mahalle bakkallarını kaybettik.
Şimdi hangi markete girersen gir seni adam yerine koyup bir “Hoşgeldiniz, Burunuz beyfendi” Diyen bile yok. Zaten çay kahve ikramından vazgeçtik.
Yaşlı, hasta, hamile müşterilerimiz var şuraya bir kaç tane sandalye koyalım da otursunlar diye insanca düşünenler yok. Tek düşündükleri şu müşteriyi bir an önce başımdan defedip de arkadan gelenin parasını hemen alayım düşüncesi.
O güzelim peygamber sünneti olan pazarlığı bir yap bakalım. Kolundan tuttukları gibi dışarı atarlar.
Hatırlarım çocukluğumdan, bir müşteri fazla miktarda bir mal aldığında hesabının sonundaki küsurat ona ikram olarak bırakılır alınmazdı. Mesela 1715 liralık bir alışveriş yapılmışsa k 15 lira müşterinin ikram hakkıydı. 1700 lira verildiğinde “Allah bereket versin” Denilir. Nerde benim 15 liram diyerek çingenelik yapılmazdı. Çingenelik diyorum böyle yapanlara yaygaracı, cimri manasında çingene denilirdi. Şimdi bir kuruşu eksik ver ortalığı birbirine katıyorlar.
Geçen hafta sadece bir ekmek almak için markete gitmiştim.
Ekmeği aldım elimi cebime götürdüm. Aaaa ne göreyim ceketi değiştiğim için cüzdanım evde kalmış. Kasiyere “Kızım benim evim şu karşıda paramı evde unutmuşum, hemen getiririm” Dedim. Ne dese beğenirsiniz?
-Olmaz amca ekmeği bırak.
-Bırakayım kızım bu yaşta şu ak sakalımla ekmeği çalarım tabii diyerek çıktım. Gözlerim dolmuştu. Nerde çocukluğum da “Al götür eline geçtiğinde verirsin “ Diyen esnaf nerde bir ekmeği paran olmadığı için sana itimat etmeyerek vermeyen kapitalist zihniyetin temsilcileri.
Birkaç gün önce bir markete girdim.
Alacağım şeyin fiyatı 99.99 liraydı.
Yüz lira verdim kasadaki elemanın gözüne bakarak “ Nerede 1 kuruşum?” Dedim.
-Aaaaa amca sen manyak mısın,nerden bulayım bir kuruşu?
-Ben manyak değilim siz manyaksınız. Madem bulamıyorsun da neden doğrudan 100 lira yazmıyorsun?
Bu sizlere Yahudiden gelen bir aldatma taktiği değil mi?
99.99 yazacaksın ki akıl 90 liraya gide.
Oysa senin iman ettiğin peygamberin “Bizi aldatan bizden değildir” Buyuruyor. Hani nerede sizin dürüstlüğünüz.
Nerede Türk ve müslüman ahlakınız?
Onun için sevmiyorum ben bu marketleri.
Madem bu kadar çok paraları var neden basit bir mahalle bakkalının veya semt esnafının yaptığı işle uğraşıp da hem bunca insanın ekmeğiyle oynuyorlar hem de bunca güzel adet ve geleneklerimizi yok ediyorlar.
Gitsin o sermayeleri ile iş sahaları, fabrikalar, üretim tesisler açsınlar üretim,imalat yapsınlar da hem kültürümüz hem de bizler kurtulmuş olalım.
Ben Fatih’in esnafının ahlakını, Yusuf amca’nın dürüstlüğünü, çocukluğumdaki ı mahalle bakkalının tatlı dilini güler yüzünü, insana insan olarak verdiği değeri, yitirilen bunca kültürümüzü istiyorum. Mantar gibi türeyen bu marketleri değil.
- Yorumlar 10
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.