
@@@@@@@@@@@
kal-u beladan yeryüzüne inip
ete kemiğe büründüğümde
sen vardın içimde
ezelden gönlüme kazınmış....
Adem’le Havva’dan banane
onlar birbirine yazılmış..
ben seni aradım asırlar boyu yeryüzünde
tufan herşeyi yutup yokettiğinde
bir ümitle Nuh’un gemisine bindim
tüm mahlükat tüm nebat oradaydı
sen yoktun.....
kavimlere gazap olan Attila bendim
tüm kıtayı senin için fethettim
binlerce şehirde seni aradım
sen yoktun...
deli dedikleri neron oldum
roma’yı yaktım
tepeden lir çalarak seyrettim..
olmadığın şehir neye yarardı ki ?
okyanusları aştım Kristof’tan önce
keşfedilmemiş topraklarda seni aradım..
sen yoktun....
seni bulmak atomu parçalamaktan daha zordu....
yılmadım...
Yunus oldum şiirler yazdım
Rumi oldum sema döndüm
sen bilmezsin kaç bin defa öldüm
@@@@@@@@@@@@
Sabah, şafak vakti,
Beyaz dallarda kuşların şarkı söylemesini izledim...
yine tuhaf ve parlak..
sanki gece gibi büyülü
Tanıdık bir çizgi bildik bir replikti
Kar taneleri eriyor...
Mum yanıyor...
Mum yanıyor ..sıcak hissediyorum...
ve ben bir kar tanesiyim
Muma koşuyorum...
hafif bir iz bırakıyorum
yanan bir güve gibi...
Aşk ateşinde eriyorum...
Yazarın
Önceki Yazısı