"Kelimeler ruhları birbirine bağlayan köprüler kuruyordu..."
Ve biz o köprünün tam ortasında,
Zamanın ve mekanın silindiği
o puslu noktada karşılaşıyorduk.
Her harf, parmak uçlarımın
Senin teninde bıraktığı o hafif,
yakıcı izlere dönüşüyor;
Kurduğum her cümle,
Zihninin en kuytu köşelerine sızan
birer fısıltı halini alıyordu.
Sessizlik, aramıza örülmüş en ince danteldi şimdi,
Dokunduğum her virgül,
boynundaki o ürpertiye eşti.
Bakışların bir ünlem gibi
çakılırken ruhumun aynasına,
Nefesim, bir parantez açıyordu
senin en mahrem dünyana.
Dudaklarımdan dökülen her hece,
birer birer soyunurken,
Biz o görünmez köprüde,
iki bedende tek bir yangın oluyorduk.
Kelimeler artık sadece ses değil,
tenimizde birer mühür,
Aramızdaki o çekim,
hem esaret bize,
hem de en büyük hür.
Satır aralarına sakladığım o yasak arzular,
Bir çığlık gibi yükselirken sessizliğin içinden,
Köprü sarsılıyor,
dünya duruyor,
sadece biz kalıyorduk;
Ben senin zihninde,
sen benim kanımda,
sonsuza dek duruluyorduk.
Ve o üç nokta var ya
o her şeyin sonuna koyduğumuz...
Aslında o, dudaklarımın
senin dudaklarında bıraktığı,
Henüz söylenmemiş,
ama iliklerine kadar hissettiğin
O bitmeyen, o en tutkulu,
o en zengin arzumuzdu...
(
Aşk Köprüsü başlıklı yazı
mesut-ors tarafından
12.04.2026 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.