Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum AtışmaYENİ Online Üyeler
21.03.2026 · 481 · 3 · Tahmini 4 dk okuma
Günün Seçkisi 22.03.2026
PDF olarak indir

“Paramı Ver” yazısını çevrimdışı oku.

İndir
(0 oy)

Paramı Ver

Paramı Ver

‎

‎"PARAMI VER! "

‎Günlerden çarşambaydı sanırım.

‎Annem, yakın bir akrabamızın tanıdığı bir bayanın evine misafirliğe gidecekti. O gün bana da okul çıkışı gelmemi söyledi.

‎

‎Ben okuldan sonra bazı restoranlarda oyun ablalığı yapıyordum. Yorgun olduğum için gitmek istemedim. Ama annemin ısrarına daha fazla dayanamayarak, okul çıkışı verilen adrese gitmeye karar verdim.

‎

‎O yıl üniversitede çocuk gelişimi bölümü okuyordum. Çocukları çok sevdiğim doğrudur. Onlara karşı ayrı bir sempati duyuyorum.

‎

‎Adresimi alıp durağa doğru yürüdüm. Birkaç araçtan sonra bineceğim otobüs geldi. O kadar doluydu ki oturacak yer yoktu. Kalabalığın arasında kendime zar zor bir yer bulabildim.

‎

‎Ayakta yolculuk yapmanın verdiği huzursuzlukla dengede durmaya çalışırken, arkamdan bir ses duydum:

‎— Hanım kızım, şu parayı şoföre uzatabilir misiniz?

‎Sesin kimden geldiğini anlayamadım.

Arkama döndüğümde yaşlı bir amcanın bana baktığını gördüm. Gözlüklerinin ardından gelen keskin bakışları beni tedirgin etmişti.

‎‎Gözleri o kadar büyüktü ki bir an neye uğradığımı şaşırdım. Sakalları bıyığına karışmış, konuşurken dişleri sanki kendi kendine hareket ediyordu.

‎‎

O an kendimi bir anda Kırmızı Başlıklı Kız masalının içinde bulmuş gibi hissettim. Sanki karşımda duran kişi az sonra “Büyükanne benim!” diyecek gibiydi.

‎

‎Bir anlığına o garip düşünceden sıyrılıp kendime geldim.

‎— Bana siz mi seslendiniz, bey amca?

‎— Evet hanım kızım. Verdiğim paranın üstünü aldın mı?

‎— Hangi para?

‎‎Şaşırmıştım. Çünkü bana herhangi bir para verilmemişti.

‎— Amcacığım, siz bana para vermediniz.

‎— Verdim evladım, biraz önce sana verdim.

‎— Belki düşürmüşsünüzdür, bir bakalım isterseniz.

‎— Hayır, sana verdiğime eminim.

‎Bir anda ortam gerildi. Amca yerinden kalkmaya çalışıyor, bastonuna dayanıyordu. O an içimden “İnşallah bu baston birazdan kafamla tanışmaz” diye geçirdim.

‎Etrafımızdaki insanlar olanları fark etmişti ama kimse müdahale etmiyordu. Sanki herkes sadece izlemekle yetiniyordu.

‎Önümdeki genç telefonuna dalmıştı. Yan tarafta bir bebek durmadan ağlıyordu. Kalabalık, sesler ve bu suçlama… Hepsi üst üste gelmişti.

‎‎— Amca, ne kadar para verdiniz?

‎— Oğlum verdi o parayı… Ne kadar olduğunu bilmem. Gözüm pek görmez. Parkın önünde bekleyecekti.

‎‎Ne yapacağımı bilemedim.

‎‎— Tamam, ben sizin ücretinizi ödeyeyim.

‎— Hayır! Ben o parayı isterim. Onu Kenan oğlum verdi!

‎‎Şoföre dönüp ineceğim durağı söyledim ama çoktan geçmişiz. Şehre yeni taşındığım için nereye gittiğimizi de bilmiyordum.

‎Mecburen amcanın ücretini ödedim. Bir süre sonra otobüsten indim. Ama amca da peşimden indi.

‎— Nereye gidiyorsun? Paramı ver! diye bağırıyordu.

‎‎Artık korkudan çok üzüntü hissediyordum.

‎‎— Amca, gel birlikte gidelim. Sana yardımcı olayım.

‎‎İkna etmek kolay olmadı ama sonunda benimle gelmeyi kabul etti.

‎Eve vardığımızda annem ve diğerleri büyük bir şaşkınlık yaşadı. Durumu kısaca anlattım.

‎‎Amcanın karnını doyurduktan sonra onu

‎karakola götürdük.

‎Yolda hâlâ aynı şeyleri söylüyordu:

‎‎— Beni nereye götürüyorsun?

‎— Seni oğluna  götürüyorum, amca.

‎‎— Oğlum kim? Sen beni kandırıyorsun! Yardım edin!

‎Karakolda olanları anlatınca polisler amcayla ilgilenmeye başladı. Ben bir kenarda yorgun ve şaşkın bir şekilde bekliyordum.

‎Bir süre sonra amca yavaş yavaş sakinleşti. Ama sorulan sorulara hâlâ tutarsız cevaplar veriyordu…

‎‎Polislerden biri:

‎‎— Oğluna ulaştık, birazdan burada olur, dedi.

‎İçimde bir rahatlama oldu.

‎Kısa süre sonra telaşlı bir adam içeri girdi.

‎‎Amcayı görür görmez yanına koştu:

‎— Baba!

‎Amca ona baktı:

‎‎— Sen kimsin?

‎Adam derin bir nefes aldı.

‎‎— Ben Kenan…

‎Durumu polislere anlattı. Sonra bana döndü:

‎‎— Çok uğraştırmış… Kusura bakmayın.

‎‎— Estağfurullah, dedim.

‎‎Tam o sırada amca bastonunu yere vurdu:

‎— Ben paramı isterim!

‎Bir anlık sessizlik oldu… sonra hepimiz gülmeye başladık.

‎Kenan cebinden para çıkarıp amcaya verdi:

‎— Al baba, paran burada.

‎‎Amca parayı aldı, cebine koydu.

‎— Heh… Şimdi oldu, dedi.

‎‎Sonra bana baktı:

‎‎— Sen iyi birine benziyorsun kızım…

‎‎___"Paramı vermişsin ,oğluma.  Aferim".

‎___O an gülmemek için kendimi zor

‎tuttum...

‎‎Onlar giderken arkalarından baktım.

‎‎O gün anladım ki, bazı insanlar hatırlamaz…

‎‎ama iyilik, unutulsa bile kaybolmaz.

‎      Gül Asya Alan ✍️

Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)

Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler

  • Yorumlar 3
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com
Paramı Ver

Paramı Ver

gul-asya-alan gul-asya-alan