
Vurun
Kahpeye Vurun
Bu
üç kelime günlük yaşantımızda sıklıkla duyduğumuz sözcüklerdir. Bu sözcükleri
duyduğumuzda hemen aklımıza hem töresel, hem dinsel yönü geliverir. Amacım; bu
üç kelimeyi tek tek ele alıp anlatmak ve üzerine yorum yapmak değildir. Amacım;
bu sözcükleri kısaca hatırlatıp “ACABA!” diyebilmek. Sonrasında “kim suçlu”
sorusuna cevap aramak.
Kahpe:
Temel olarak ahlaksız, fahişe, namussuz kadın anlamına gelen kaba bir sözdür.
Mecazi olarak dönek, sözünde durmayan, iyiliğe karşı kötülük yapan kalleş kadın
veya erkek için kullanılır. Arapça kökenli olup, “öksürmek” fiiliyle eş kökenli
olma ihtimali bulunan bir kelimedir.
Fahişe:
Para karşılığında cinsel ilişkiye giren kadın ya da “seks işçisi” bir başka
deyişle “beden işçiliği!” için kullanılan, Arapça kökenli (fâhişa) “aşırı
çirkin, utanmaz, haddini aşan” anlamına gelen bir terimdir. Genellikle
toplumsal ahlak normlarına göre cinsel davranışları olumsuzlayan, hakaret
içeren bir ifade olarak kullanılır.
Orospu:
Erkeklerden para karşılığında erkeklerin cinsel zevklerine hizmet eden ve bu
işi meslek edinmiş olan kadın. Mecazen para karşılığı olsun ya da olmasın
birkaç erkekle düşüp kalkan, kolay elde edilen, kötü ahlaklı kadın ya da
kadınlar.
Başka
ülkelerde olduğu gibi ülkemizde fahişelik önceden görülmediği kadar
artmaktadır. Özellikle zinanın bir yasayla serbest bırakılmasından ve
genelevler kapatıldıktan sonra sokaklar ve oteller adeta fuhuş yuvasına
dönüşmüş durumdadır.
Şu
çürümüş tabloya baktığımızda bunun sebebi nedir? diye düşünmemiz gerekiyor.
Peşinen bir kadına kahpe, fahişe diyerek taşlamak, toplum dışına itmek kolay
bir iştir. O kadın bu yola hangi sebepten düşmüştür? Anlayıp o kadını
kurtarmanın yollarını aradık mı? Hayır, sanmıyorum; aksine kadının düşkünlüğünü
fırsata çevirip kadından faydalanmanın yollarını aradık! Peki yetkililer bu
sorunu çözmek için herhangi bir çalışma yaptı mı? Hayır!
Kaderine
mahkûm olan, çocuğuna bakmak, evini geçindirmek derdiyle bu yola düşen hayat
kadınlarıyla tanıştım, konuştum ve dertleştim. Anlatırken gözlerinden yaşlar
süzülüyordu. Anlattıkları samimiydi. Özürlü bir çocuğu vardı bakım evinde. Bir
oyuncak almak istiyor-du ama alamıyordu. İlişki karşılığında benden para
istemişti! Kaderin tokatını yemiş, kocası tarafından erkeklere peşkeş çekilen
bu kadıncağızın bu halinden faydalanmak insanlık fıtratını çatlatacak kadar
kötü bir durumdur.
Kadının
karnını doyurduktan sonra özürlü çocuğuna istediği oyuncağı almayı teklif
ettim. Kadın yarı mahcup bir halde kabullendi. Mağazaya gittik, ancak mağaza
kapalıydı. Birkaç yere daha gittik aradığımızı bulamadık. Akşam vakti
yaklaşıyordu. Evde, hasta annemin yanında olmam gerekiyordu. Kadına bir miktar
harçlık verdim, diş ağrısını kesmesi için eczaneden bir ağrı kesici aldım ve
ayrıldım.
Bu
kadının hayat öyküsünü bilmeden bu kadına fahişe damgası vurmak sizce nasıl bir
davranıştır? İşte ben bu tür kadınları bile-isteye, zevkince yaşamayı tercih
edenlerden göremem; asla ayıplamam, mümkünse elinden tutar ayağa kaldırırım.
Kocası
eliyle erkeklere pazarlanan bir kadın daha tanıdım. Onun da öyküsü aynıydı ve
adı orospuya çıkmış, dışlanmıştı!
Asıl
orospuları tanıyalım, asıl fahişeleri tanıyalım. Kadınlara orospu damgası vurup
taşlamak; yeri geldiğin-de zevk aracı görürken baş tacı etmek nasıl bir
duygudur sizce?
Asıl
orospuları gördüm gece kulüplerinde. Asıl kahpeleri oralarda gördüm! Çaresiz
kızları, yabancı kızları kulüplerinde nasıl kullanıyorlardı! Kadınları-kızları
satarak para kazananlar alınlarına kazınan o pezevenkliğin mührünü asla
silemeyecekler. Sakın yanlış anlamayın kadının orospusu oluyor da erkeğin
orospusu neden olmasın!? Erkeğin orospusu kadının orospusundan daha tehlikeli
ve kuralsızdır.
Ve
o gece kulüplerine girip çıkan sivil polisler! Gönlünce eğlenip çıkıp
gidiyorlar! Ve nicelerini gördüm oralarda!
Günümüzde
pezevenkler, gavatlar ve dahi boynuzlular kravatlı beyefendiler! Ağabey diye ünlenmişler. Ve onlar kendi
çapında birer mafyatik yapılar! Cinayet işlemiş, gasp-hırsızlık yapmış hüküm
giymiş rezil-rüsva a-damlar o mafya babalarının etrafında pervane gibi
dönüyorlar. Tabi bellerinde tabanca! Delikanlı ya hepsi! Delikanlılığın raconunu
kesiyorlar!
Şimdi
bu yazıyı okuyan dostlar şöyle düşünecekler. Senin oralarda ne işin var! Cevabı
hak eden güzel bir soru. Ben, karakterim gereği her türden insanla diyalog kurabilen
bir insanım. Deistlerle de, ateistlerle de, alnına orospu damgası vurulan
kadınlarla da diyalog kurarım. Dinlerim onları. Haklı-haksız yönlerini de
yüzlerine söylerim. Buna benzer çok hikâyem var akıl arşivimde.
Velhasıl
kelam; ülkemizi yöneten irade bu kokuşmuşluğu bildiği halde herhangi bir çözüm
üretmiyor. Kadınlar tacizlere, tecavüzlere maruz kalıyor. Pek çoğu da
katledilip faili meçhul oluyor! Din maskesi altında zina serbest bırakıldı ama
saklayamadılar!
Yetkililerin
elinde her fahişenin, orospunun ya da kahpenin bilgileri var. Onları o
bataklıktan kurtaracak dev-let imkânları var ama o imkânlar bir türlü seferber
edilemiyor. Neden acaba, bilen var mı? Evet, orospunun bilgileri emniyette
kayıtlı ama kayıtlı olmayan orospular da var: Kim mi onlar? Az önce
söylemiştim; erkeğin orospuları.
Şimdi
soralım. Bu çürümüşlüğün sorumluları kim? Kaderine mahkûm olan kadınlar ve
kızlar mı, yoksa çürümüş sapkın düzen mi? Kararı siz verin…
Ne
demiş atalarımız; “balık baştan kokar” İşte durumumuz bu. Balık baştan kokmuştu
zaten.