Öldüğüm Gün Güleceğim
Öldüğüm Gün Güleceğim
 
Şu hayat serüveninde nice yol yürüdüm
Hayallerime tutunmak istiyordum ben
Her adımda tebessümüm sislere karıştı
Sisler arasında hep ümitlerimi aradım
Fani hayata öldüğüm gün güleceğim
-*-
Şafak vaktinde hayallerim canlanırdı
Gülistana dönerdi gönül bahçelerimde
Gülümserdim koklardım gülü sümbülü
Feleğin kırbacı gülücüklerime vururdu
Kırbaçlı feleğe öldüğüm gün güleceğim
-*-
Kırk suratlı insanlar arasında sıkıştık
Her suratta ayrı bir melanet çukuru var
Derunî duygularım çukurlara gömüldü
Yüzüme yasak indi hüzün var yüzümde
Yasaklara ben öldüğüm gün güleceğim
-*-
Kırk tür surat gösteriyor aynalar bana
Yüzüme kırk parçadan bakıyor şimdi
Kırk tür surat arasında aynalar şaşkın
Kırık aynaya gülümsemek yasak bana
Kırık aynalara öldüğüm gün güleceğim
-*-
Feleğin çemberinden geçiyorken ben
Tebessümlerim avuçlarıma damladı
 Şu Çileli yollarda gülücüklerim birikti
Her damlasında bana gülü bülbülü tuttu
 
Felek çemberini öldüğüm gün kıracağım


( Öldüğüm Gün Güleceğim başlıklı yazı Halit Durucan tarafından 14.04.2026 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.
 

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu