
Vaktiyle bir dağ köyünde yaşayanlar varmış.
Pek varlıklı olmasalar da gün bulup gün yerlermiş. O yörenin havasına ve suyuna kendini kaptıranlar sözde mutlu olduklarını sanırmış.
Elbet huzur ve mutluluk sade maddi varlıkla sağlanmaz!
Mal mülk ve para hırsı insanları huzursuz ve mutsuz kılmanın başlıca nedenlerinden olup, kısır döngüye tutsak olanların açgözlülüğü insan ilişkilerini olumsuz etkilemeye yeter.
Dağ kültürünü yabancıların özümsemesini beklemek boşunadır.
Belirli yaşı aşan insanların birçok alışkanlıkları kemikleşmiş olup, onları bırakmasını istemek kimselere hak olmasa gerek!
Her ne kadar dağ yaşantısı hoyrat ve dengesizce olsa da evlilik yoluyla akraba olanların karşılıklı saygı, hoşgörü ve ortak paydadan paylaşım içinde olmaları gerekir.
Başta inanç, ibadet, etik ve manevi değerler farklılığı yüzünden azınlıkta kalanı yabancı kabul edip her vesileyle onu dışlamak, horlamak ve huzursuz kılmak insanca değildir.
Evliliğin başından beri bilinen gerçeklerin yıllardan sonra sorun olarak görülmesi yanlıştır.
Asil aileden gelen ve geçmişi tertemiz olan adam varlıklı değilse, evi de yoksa ona idam fermanı hazırlamak için âdeta engizisyon mahkemesi kurarak yargılamak cinayettir.
Yıllarca süren psikolojik savaşla adamın yaşama coşkusunu yok etmek, sinir sistemini yıpratarak beyin damarlarının daralmasına neden olmak kimselere hak olmasa gerek!.
Sürüden ayrılanı eskiden kurtlar kaparken çakallar ve sırtlanlar kapmakta artık!
Adamın kendinden çok yaşlı, çirkin, huyu berbat ve geçmişi karanlık canlı bombayla yuva kurması esasen korkunç bir vakadır.
Yalan yalanı çağırır, yalanlar da yılanı. O yılan ki madden ve manen herkesi meşgul eder ve sıkıntı verir. Esasen yalanlar ve yanlışlar üzerine kurulmuş bir düzende huzur içinde olmak mümkün değildir.
Davul da dengi dengine, derler. Saklanan kemik yaşı, yaş küçültmeler, kültür, inanç ve ille sosyal statü (!) farklılıkları ve kişilerin geçmişteki olumsuzlukları insanları mutsuz etmeye yeter!
Güneş balçıkla sıvanmaz, der atasözü. Kısır döngüye tutsak olan insanların sonunu getiren zulüm, haksızlık ve kötülükler olmamalıydı.
Adama Allah rahmet eylesin, toprağı bol ve mekânı cennet olsun, inşallah!
29.03.2026