En Güzel Yaramsın


Saçları…
Neyse, saçları işte—
o an
içime işlemiş kül gibi,
saçında aşağı yukarı savruluyordu.

Artık adını andığımda çıkma…
Kırılıyorum—

O özleyince—
ah, iki kere özlüyordum.
“Gitme” diyordum…
Gidince
ben senden iki kere
fazla gidiyordum.

Bir barut fıçısında kalbim—
biliyorsun,
ben biraz imhayım.

İlk—
şu otobüs durağında
durmuştuk.
Bakışlar havada uçuşmuş,
eller birbirine değmişti.
Göz kapaklarımız
müttefik gibi inmişti.

Biz bir rüzgârmışız—
kapıya hiç vurmayan…
Süpürülmüş sarı yaprakların
arasında dolaşan
hışırtı sesi…
ve ne yapacağını bilmeyen…

Şimdi adımız sessizliğe
Sarılmış toz zerresi…
Tamamlanmamış alamet…
İncelmiş, havada eriyip giden
Bulutlara yüklenmiş Bellek…

Bir şehri yakmak isteyen!
Kalbime bir kıvılcım yeterdi—
şehir beni yakardı…

Senin gözünden bakınca;
kırıldığıma kırılıyordun
  — seviyordun.
Sen benim en güzel yaramsın…
Bilmiyorsan kanarım.


Denk düşünce okuyan herkese teşekkür ederim... Her nerede okuyorsanız. 


Şair gider şiirler hoş bir seda kalır... 

( En Güzel Yaramsın başlıklı yazı riza-baldede tarafından 29.03.2026 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.
 

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu