Online Üye
Online Ziyaretçi
Sorun bakalım dostlar; yâr yine eski yâr mı?
Düştüğüm şu ahvâlle, mesut mu, bahtiyar mı?
Gözlerindeki nâzar, hâlâ o ilk bahar mı?
Yoksa gönül mülkünde, sönen bir âh u zâr mı?
Yâre ülfet diyerek, sürülürken aşk demi,
Şu gönül otağında, beklendi vefâ cemi.
Ben vefâya sürmüşken, yolumu, yörüngemi;
Kavlinden uzak yarim aşina mı ağyar mı?
Ünsiyetten muzdarip kılmak mıydı icadı?
İsmi hicrandan yana kalmak mıydı vusladı?
Hangi burçta asılı bıraktı bu firkadı?
Bir vatan bir gurbet mi bilinmez bir diyar mı?
Hasılı bu sevdanın mücrimine mukabil,
Diyecek tek söz kaldı ben Habilim o Kabil.
Artık tüm varlığını etse de aşka sebil,
Nihâi kurumuş çöl bir serabı duyar mı?
Murat Çakıroğlu
Nihai