Sorun bakalım dostlar; yâr yine eski yâr mı?

Düştüğüm şu ahvâlle, mesut mu, bahtiyar mı?

Gözlerindeki nâzar, hâlâ o ilk bahar mı?

Yoksa gönül mülkünde, sönen bir âh u zâr mı?

Yâre ülfet diyerek, sürülürken aşk demi,

Şu gönül otağında, beklendi vefâ cemi.

Ben vefâya sürmüşken, yolumu, yörüngemi;

Kavlinden uzak yarim aşina mı ağyar mı?


Ünsiyetten muzdarip kılmak mıydı icadı?

İsmi hicrandan yana kalmak mıydı vusladı?

Hangi burçta asılı bıraktı bu firkadı?

Bir vatan bir gurbet mi bilinmez bir diyar mı?


Hasılı bu sevdanın mücrimine mukabil,

Diyecek tek söz kaldı ben Habilim o Kabil.

Artık tüm varlığını etse de aşka sebil,

Nihâi kurumuş çöl bir serabı duyar mı?


Murat Çakıroğlu 

Nihai 

( Vefa İ Hakiki başlıklı yazı MuratÇakiroglu tarafından 30.03.2026 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.
 

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu