Sürdüysem benliğimi ebedi yola
Malımdan , müklümden, candan bana ne !
Ihtiyâcım yoksa çula çaputa
Kaftandan, libâstan, şal’dan bana ne !

Sığmışsam fâni de iki adıma
Ermiş ise kara toprak tadıma
Ne uzağa aitim ne de yakına
Tanıdık, yabancı, el’den bana ne !

Can suyu olmuşum ukbâ gülüne
Câna bedel imiş konmak dalına
Ten soyundu, üryân var dı yalın’a
Has ipek, hint kumaş, tül’den bana ne !

Bu cânın cânânı daim olanmış
Yalancı sevdigim benle solanmış
Gönül hakikâtte; Ceset ölen’miş
Topraktan çamurdan kül’den bana ne !

Vâhdet’ten geldi de az ömre karâr
Azlığın için de kazandım zarâr
Bir rüyaydı göz açıp yumacak kadar
Uykudan,hayalden , Kal'den bana ne !

Öğüttüm unumu eleği astım
Yemeği doyurdum içmeyi kestim
Can tâlibi geldi tutuldu nutkum
Deriden kemikten Hâlden bana ne !

Bir varmış bir yokmuş masala döndüm
Yazında terledim kışında dondum
Şimdi ukbâ gülünün dalına kondum
Nihâi Vuslâtda dilden bana ne !

Murat Çakıroğlu
( Bana Ne başlıklı yazı MuratÇakiroglu tarafından 9.04.2026 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.
 

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu