BİR GARİBİN ÖYKÜSÜ

Bir garibin mirası  bir kaç damla gözyaşı,
Bir dertli sela bir de eski bir kimlik midir?
Yıllar sonra başında kırık bir mezar taşı
Ocak dibinde duran isli bir demlik midir?

Paslı kapı tokmağı hiçbir zaman çalınmaz
Kim bilir oradan bir cenaze çıkacak
Ücra bir sokakta ev, arasan da bulunmaz
Evde kalmış o ceset yürekleri yakacak. 

Dört duvar arasında  diline kilit vurmuş
Eskimiş bir kaç  kitap yanında tek yoldaşı
Hüzün çökmüş yüzüne gece selama durmuş
Anlatır bunca derdi yerdeki cansız başı. 

Ana baba, oğul kız  hepsinden mahrum kalmış
Bir dert ki içinde, tek kendisine açılmış
Yıllar akıp geçince  omuzlara dert almış 
Hazin hazin gözyaşı yağmur olup saçılmış. 

Bir zamanlar bey idi  elde imkan var iken
Etrafında pervane olmuş idi insanlar
Selam sabah kesilmiş sanki olmuş bir diken
Şimdi hesap sorulur nerde kaldı ihsanlar?

Üç beş kişi omuza alınca o tabutu
Bir kuş gibi uçarak mezarlığa varılır
Sessiz sessiz inince gönüllere  sükutu
Ol mezar üzerine toprak diye karılır. 

Kimse bilmez mezarı arayıp soran olmaz
Unutulmaya mahkum hayatın akışında 
Bir Fatiha okuyup yüzüne süren olmaz
Yıllar akıp giderken ne bahar ne kışında. 

Nuri Baş
( Bir Garibin Öyküsü başlıklı yazı Nuri Baş tarafından 10.04.2026 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.
 

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu