Sami Hoca’mın Engin hoşgörüsüne sığınarak dünkü yazdığı Gerginim Necla şiirine Necla’nın dilinden cevap vermeye çalıştım.
…………….
Ne işin vardı söyle o kızgınca çöllerde
Kıçın kırıp yanımda oturmadın be Sami?
Sen,Hep beni salladın yırtık pırtık çullarda
Bir kerecik dizine yatırmadın be Sami?
Vah vah! Erimiş beyim sanki tuzla buz olmuş!
Yiyince oklavayı ensesi dümdüz olmuş
Yetmişden sonra yanmış kıpkırmızı köz olmuş
Kafanı soğuk suya batırmadın be Sami.
Ben niye saplayayım sırtına zehirli ok?
Hangi işin doğru ki hepsi birbirinden b.k
Bunca haltı sen yedin demedin hiç karnım tok
Gel beni kaçır dedim götürmedin be Sami.
Elini tutam dedim bu nasıl tırnak dedin
Birazcık aklı da kıt kafası oynak dedin
Nerde yuvamız olsun? Elbette Şırnak dedin
İstemiştim bir payton getirmedin be Sami.
Senin yüzünden kaldım evde bir tek başıma
Hala kapım çalmadın geldim yetmiş yaşıma
O haline bakmadan neden düştün peşime?
Bohçamı alıp çıktım kotarmadın be Sami
Aşkın değil ki dilde ya midede ya kolda
Bırak artık yakamı ne buldun ki bu kulda?
Yaş yetmiş olmuş ama aklın tazecik gülde
İyi ki o aklını yitirmedin be Sami.
Benden başka sevmezmiş! Ayşe, Funda, Fatma ne?
Hele cingöz Naciye o kaşları çatma ne?
Görünce bunca hatun gülüp göbek atma ne?
Artık şu aşkımızı bitirmedin be Sami.
Nuri Baş
DOST KALEMLERDEN KATKILAR
————————————-/————/—-