Hena 3
Bu şiirin hikayesi: Bu şiir, hayatın ve ölümün derin sorgulamasını yapıyor.
Kapı metaforu üzerinden varoluşu sorgulayan, bilinç hallerini ve
erdem-bencillik ikiliğini irdeleyen felsefi bir metin.
Hena'ya yöneltilen sorular aracılığıyla yaşamın ne olduğunu, ölümün nasıl
anlaşılması gerektiğini düşündürüyor.
Şiir, görünüşün ötesindeki gerçekliği arayan ve yaşamın çelişkilerini açığa
çıkaran derin bir düşünce yolculuğu sunuyor.
Şiiri güdüleyen düşünce kaynağı.
Ölüm olan mı yaşam
Yaşam olan mı ölüm?
Burada hayat denen koreografiye katılma fikri işleniyor. Sen konfigürasyon
olarak ölürsün. Bir durumdan diğer durumlara) geçiyorsun. Ama yaşam dediğimiz
sürece yeni hayatlar katılmakla aslında yaşam devam eder.
Sen yaşam sen değilsin. Yaşam da sen değil. Sen yaşama katılırsın. Aslında
yaşamdan kast olunan koreografin danstır. Dansçılar ölür. Dansçılar sahneden
çekilir. Ama yeni dansçıların katılmasıyla dans devam eder. Var oluş bir türlü
değildir. Yani sadece hayat varoluş değildir.
Hayat evrenin ne amacıdır. Ne de evrensel var oluşta hayat sonucudur. Bir
zaman sonra hayat olmayacak. Bambaşka senfoni ve enstrümanlarla evren ve var
oluş yoluna devam edecek.
Daha basiti futbolcular ölür ama futbol, folklor; yani desen, motif devam
eder. Ölen desen değil desenciler. Sen âşık ve maşuksun Aşk değilsin. Aşk
kesikli sürekli devam eder.
Desen ise siz, ben, o vs. değildir. Zamanla bizler toplumsal hayat
seviyesinde katılımcı ve yapılanış olmaktan çıkanlarız. Toplumsal hal ve
toplumsal bilinç, sosyal hal ve sosyal bilinç seviyesinde bedenen evrensel süredurumla
uzay zaman boyutlarına çıkarak, var olmaya devam eden unsurlarız.
Milyonca sığırcık sürüsü koreografisinde bir kuş diğerlerinin hareketini
dikkate alır. Lider yoktur. Hareket kolektiftir. Koreografi mili saniyeler
içinde geciken tepkilerle aynı anda cevap verilen senkronizasyondur.
Alagorik benzer durumla elektromanyetizmada birbirini destekleyen ve
birbiriyle var olan elektrik ve manyetik alanlar vardır. Birbirini sürdürür,
birbirini devam ettirir. Birbiriyle vardırlar. Hayat ölümü, ölüm de hayatı
sürdürür.
Manyetik alan elektrik alana dönüşür. Elektrik alan da manyetik alana
dönüşerek depolanır vs. manyetik alan olmadan elektrik alan olmaz. Elektrik
alan olmadan manyetik alan olmaz. Sadece bu da değil her iki alan
ilişkilenip, etkileşmeli. Girişmeli, girişim deseni (dalga hareketi)
oluşmalıdır.
İşte ölüm de yaşamı, yaşam da ölümü destekleyen bir girişim deseni
oluşurlar buna koreografi (yaşamın dalga hareketi motifi, deseni, dansı) denir.
Ölümü sorarsın Hena
Yaşam nedir ki?
Kapıyı bilirsin Hena
Seni sana sorarım
Açık olanı mı kapı,
Kapalıda olanı mı kapı?
Hangi bağıntısıyla kapı?
Hangi deneyimlememizle yaşamız?
Ot neye çelişkidir bilir misin?
Âdem neye çelişkidir anlatabilir misin?
Ölüm olan mı yaşam
Yaşam olan mı ölüm?
Hangi sevgiyle dirildin de,
Hangi ayrılığa ölüm dedin?
Ölüm bilincine erdin mi ki
Yaşam bilinci olsun derdin!
Sitem ederken
Hangi bilinç haliyle sin Hena?
Varoluş bilinci mi,
Ölüm bilinci mi?
Yoksa deneyimleyemiyor iken ki
Yaşam bilinci mi?
Her biri farklı boyut, farklı bir alan devimi
Bencilliklerimiz olmasa
Erdem bilincimiz olur muydu?
Bencilliğimiz ölmese
Erdemlerimiz sürer miydi?
Bencil bilinç mi, özgecil bilinç mi?
Hangisinin ölümü diğerini gerektirmez?
Hangi görünüşün var oluşu içinde,
Biri diğerini erektir mez?
Yaşamı anlamadık Hena
Bir görünüşe yaşam dedik...
Ölürken yaşıyordun
Bencilken de şaşıyorsun
Her bir yaşamı, her bir yaşamla
Otken, bulutken de bağrında taşıyordun
Eh işte, doğru söyleyişle yaşam da bu olsa gerek
Ölürken ota, denize, buluta dirilmek
Denizle, otla bir başka boyut bilincine girilmektir.
Denizin bilinci fırtınayken
Ot, fotosentezi deneyimlerken
Damlanın bilinci kesikli sürekli oluşumladır.
Toplumun bilinci üretemeyen sürünün ölümüyle dir
10.04.20206
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.