Tema
Üye Ol Giriş Yap
Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Sesli Şiirler Yazarlar Forum Sohbet Online Üyeler
5 (3 oy)

ÇOCUKLUĞUMUN HATIRALARI

Bu sabah yolum düştü çocukluk mahalleme
Nerden geldim bilmem ki ayaklarım dolaştı
Uçuşsun hatıralar bırak sakın elleme
Uzatınca elimi anılara ulaştı.

Şu yıkık bina mıydı çocukluğum sarayı?
Hergün okul paydosu bahçesinde oynardık
Bilmem yine deştim mi kurumuş o yarayı?
Keder nedir bilmezdik, çocukluğa kanardık.

Okulumuz bahçesi toplardı hepimizi
Bir eski top peşinde soluklanıp koşarken
Arar idik yerlerde cam kıran topumuzu
Düşerdik üzerinden o duvarı aşarken.

Mahir Paşa konağı gözlerde peri köşkü
Ya o Leylekli konak yıllar var ki direndi
Dut ağacı altında dinlerdik bütün meşki
Kara köpeğin sesi sanki çalan sirendi..

"Leylek leylek havada
Yumurtası tavada
Gelme bizim bacaya
Bizim baca yıkılır
Burnun yere tıkılır."

Anlamazdım hiç asla sinsi sinsi gelince
Karşıma çıkar birden Mustafa'nın köpeği
Ağlamıştım günlerce dişler kolum delince
Yakamı bırakmazdı kaptırmıştım eteği.

Tahta kılıçlar oynar o incecik ellerde
Kimimiz Karaoğlan kimimiz Kara Murat
Geliyor Malkoçoğlu bir nara ki dillerde
Yenilirsek oyunda düşerdi hemen surat.

Şu heyule bina mı çocukluğum konağı?
Bir ihtişamı vardı şimdi nerede kaldı?
Duvarları bükülmüş olmuş yaşlı yanağı
Yıllar akıp gidince hepsini benden aldı.

Sarı saçlı bir abla, hatırlarım, ama kim?
Bize şeker verirdi... Gözümde ilk prenses
Sevgi ile bakarken "Abla acıktım" derdim
"Yavrucuk" derken hala kulağımdadır o ses.

Bilmem şimdi nerdedir sağ mıdır, ölü müdür?
Şefkati sarmış bizi yıllarca unutulmaz
O gönül bahçemizin açan ak gülü müdür?
Ne güzeldi o yıllar uçtu gitti tutulmaz.

"Abla abla gel abla
Sen meleksin bil abla.
Duydum ki ağlarmışsın
Yaşlarını sil abla
Gül yüzün solsa bile
Gönlümüzde gül abla."

Mevsimlerden sohbahar yerde sarı yapraklar
Avuç avuç başımdan alıp dökünce bir dost
Kana boyandı bir an yerde sarı topraklar
Bir cam darbesi ile delinince iki dest.

Semiha öğretmenim çıkıp geldi hemencek
Suratında patladı bir Osmanlı tokatı
Ters ters bakan arkadaş sanki beni yiyecek
Çekti elinden aldı öğretmenin şefkati.

Olur mu hiç demeyin yağmur altında sefa
Kızılırmak'ta yüzer yağmurda ıslanırdık
Neşeliydik hepimiz görmedik ki biz cefa
Gönül gönüle değer sevgiye yaslanırdık.

Misket, çelik, körebe,tula,çizgi,saklambaç...
Oyunların şahıdır kıbırdama oyunu
Her yerde olurlardı, dermansız derde ilaç.
Giremezdi oyuna bilmiyorsak huyunu.

Geçti bir an anılar yavaş yavaş gezerken
Verirdim şu ömrümü çocukluğa dönmeye
Elde kalem her birin resim gibi çizerken
Değmez mi hiç şu şiir onu tekrar anmaya?

Kıvrım kıvrım dolanır mahallemin yolları
Hangi taşı kaldırsam altında bir hatıra
Mecnun olup dolaştım o ıpıssız çölleri
Hangisini yazayım sığmaz cümle satıra.

"Uçtu uçtu kuş uçtu
Benden ürkünce kaçtı
Uçan kuş değil idi
Hatıralar uçuştu.
Bakmayım dedim ama
Zorla gözümü açtı."

Nuri Baş








Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
5 (3 oy)
  • Yorumlar 8
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com

ÇOCUKLUĞUMUN HATIRALARI

Nuri Baş Nuri Baş