Yalnız mısın
Yalnız mısın?
Anlayanın yok mu yürek derdinden?
Çok mu zarar gördün sevdiklerinden?
Sarayım yaralarını incitmeden.
Tevekkülün faziletini öğreteyim istersen.
Sen menzilini şaşmış yolcu,
Bense, ayaz düşmüş yüreğinin,
Karanlık yönüne kandil yakan hancı.
Aşığı sevdasına ulaştıran Burak’sa,
İnancıdır, yalnızca inancı.
Kırgın mısın?
Gel otur anlat, kimler incitti seni.
Sessizce dinlerim,
Mühürlerim dudaklarımı sus dersen.
Yalnız gözlerim selamlar,
Anlatırken buğulanan gözlerini.
Yorgun musun?
Kuş tüyünden döşek sereyim,
Buyur dinlen.
Gül suyunda yıkatayım ayaklarını.
Bir kahve ikram edeyim,
Sadakatimden.
Aşkın büyülü mısralarını üflerken,
Bir garip neyzen.
Binbir gece masalı tadında anlatırım sevdayı.
Bir gün Aslı olurum, bir gün Leyla.
Zühre yıldızı düşer şafak vakti avuçlarına.
Kimsesiz mi kaldın kalabalıklarda?
Acıların uyandırıyor mu gece yarılarında,
Eyyüb’ün sabrını hatırla.
Kaldır ellerini Semaya,
Fecrin maneviyatında.
Sevdiğinin adından önce,
Onu sana sevdirenin adı nakşolsun dudaklarına, La İlahe İllallah.
Ayrılığın yükü ağır mı geldi omuzlarına?
Yakub’un feryadını hatırla,
Yıllar sonra aydınlığa kavuştu gözleri,
Yusufun pîrahen’iyle.
Anlatırken aksın çeşm-i siyahından,
Deruni-ye ılık ırmaklar.
Yılların hezimetiyle yağsa da şakaklarına kar.
Aşk tohumunu yüreğine ekene,
Duyduğun teslimiyette huzur var.
Karanlıkta kalıp yolunu mu kaybettin.
Yüreğine kor gibi düşen, sevdayı hatırla.
Yalnızlığın koynunda büyür acılar unutma.
Gecenin sabaha yakın anında,
Bir ses duyulur saba makamında.
Sen yeterki özünü hakka çevir.
Fersah fersah yayılır duaların.
Açılır göklerin gamlı perdesi,
Duyulur gecenin sahibine,
Hazin hıçkırıklarının sesi.
Seviyor sevmiyor safsatasıyla,
Zarif yapraklarını koparıp,
İncittiğin papatyaları hatırla.
Bozulan bağların, solan güllerin,
Suçlusunu dışarda değil yüreğinde ara.
Kaçırma gözlerini,
İtirafların dökülüyor kirpiklerinden.
Sil artık o, buruk tebessümü yüzünden.
Dönmeni bekleyen kimsen yok madem,
Sancağım altına girmek istersen.
Sana bir vatan bahşederim,
Kabulüm dersen.
Hele birde gülüşün düşerse,
Toprağımın üstüne.
Taze bahar dallarının gölgesinde,
Gül kokulu ırmaklar iner vadilerime.
Hadi ver elini bekletme, birlikte girelim cennete,
Rahmân’ın aşıklara bahşettiği cevherden köşke.
Girelim birlikte el ele.
…..Meryem Keskin…..
…..21.03.2026……
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.