12 Yıl Öncesine Sesleniş
Üniversite son sınıfta derslerimiz çoğu zaman 16.30 gibi biterdi. Çıkışta herkes bir yere yetişmek istercesine aceleyle bir yerlere dağılırdı. Ben de yorgun olurdum çoğu zaman, ama hemen gidemezdim. Fakülte kapısının hemen yanında küçük bir bölüm vardı. Orada birinin fakülte kapısından geçmesini beklerdim. Gözlerim hep yola bakardı. Acaba başkasının gözünde bu halim nasıl görünüyordu? Ümitle beklerdim. Birkaç saniye de olsa kendisini görmek için beklerdim. Göremezsem günüm iyi bitmeyecek zannederdim. Kimi beklediğimi kimse bilmezdi, kendisi bile. Kim olduğunu söylesem her şeyin büyüsü bozulacak gibi geliyor. Sadece şu kadarını bilin isterim. Kendisi bütün güzel ihtimallerin kendisine çıkmasına istediğim biriydi. Ben, o zamanlar kendime bile itiraf edemiyordum, yıllar sonra fark ettim ki ben onu gerçekten çok sevmişim. Kendime itiraf edememişken kendisine de söyleyemedim haliyle. 5 Haziran 2014 Perşembe akşamı ilk ve son defa kendisiyle konuşmak nasip oldu. O akşam heyecanımı ve sevincimi zapt edebildiğim kadarıyla ona çok şey anlattım. Bendeki geçmişini günü gününe, saati saatine anlattım. O kadar şey söyledim de bir defa olsun kendisini sevdiğimi söyleyemedim. Birine onu sevdiğini söyleyebilmek ona bütün geçmişini anlatmaktan daha zormuş gerçekten. Sonra ayrıldık. Bir daha bir araya gelmedik. Ben bekledim. Sadece bekledim. Gelmesini beklerken, beklemeyi de sevdim. "Ki beklemek en korkunç halidir yaşamanın." Ondan sonra kim girdiyse hayatıma asla onun gibi olamadı. On iki sene öncesine geri dönmek mümkün olsa biliyorum ki ikimiz de şu anki hayatlarımızı tercih ederdik. Yine de kendisine, kendisini sevdiğimi söyleyememek içimde kalan bir yaradır.
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.