Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Sohbet Online Üyeler
(0 oy)

Yüzü Olmayan Kadın

Yüzü Olmayan Kadın

     

YÜZÜ  OLMAYAN KADIN

Eli, klavyenin tuşları üzerinde asılı kalmıştı.

Ekrandaki imleç, cevapsız bir sorunun nabzı gibi yanıp sönüyordu.

Karşısındaki kadın; sadece bir isimden,  ve her gün tekrarlanan 

o büyüleyici kelimeler silsilesinden ibaretti.

   Adı Rüyaydı (ya da öyle olduğunu söylüyordu). Ne yüzü vardı ne de yaşı

  Profilinde sadece puslu bir deniz manzarası vardı. Ergen miydi , yetişkin mi,

olgun mu, yaşlı mı? 

  Her şeyin yükü hayal gücüne yıkılmıştı.

  Ancak yazdığı her cümle, adamın zihninde fiziksel bir temasın asla

bırakamayacağı kadar derin izler bırakıyordu. Adam için bu durum,

modern bir aşktan ziyade ruhsal bir kazı çalışmasına dönüşmüştü.

Kadının yüzünü bilmemek, başlangıçta  bir eksiklik gibi gelse de

zamanla en büyük özgürlüğü olmuştu.  Kadını bir kalıba sokmak

zorunda değildi. O, bazen yağmurlu bir sokağın hüznü, bazen eski

bir kitabın kokusu, bazen bir  kanaviçe kenarındaki figür, bazen de

hiç gidilmemiş bir şehrin sabah serinliğiydi.

Gözler, kelimelerin önüne kurulan bir barikat olurdu belki de.

Yüzü olsaydı, zihnini algılayabilir miydim acaba  diye düşündü adam.

 Kendisine  şaşırdı.

 Kadının yüzünü gördüğü an, hayatına dair sırlarına  vakıf  olduğunda,

büyü bozulacaktı, evet.  Çünkü hayalindeki o  "yüzü olmayan kadın",

kendi eksik parçalarıyla tamamladığı bir yapbozdu  adamın. Onu gördüğünde,

kadını kendi gerçekliğiyle değil, kadının kendi  kendisine çizdiği  sınırlarıyla tanıyacaktı.

 Geceler ilerledikçe adamın ruhu, ekrandan sızan o ışığa daha da bağlandı.

Sesini duymadığı, tenine dokunmadığı birine duyduğu bu sarsıcı sadakat onu korkutuyordu. 

Sanki bütün dünya somut bir gerçeklikten ibaretken, o sadece bir klavyenin

tuşlarında yaşıyordu. Kadın ona, görmeden inanmanın ve fiziksel varlığın ötesinde

bir ruhun nasıl sevilebileceğinin kanlı canlı (ama yüzsüz) kanıtı olmuştu.

 Yazışmaların ikinci ayında adam, hayatının merkezinin bir ekran ışığına kaydığını

dehşetle fark etti.

 Göz alıcı, kuşatıcı, hatta teslim alıcı.

 Sabah uyandığında ilk işi ekrana bakmak, gece ise "Rüya'nın" kelimeleriyle 

rüyaya yatmaktı. Kadın, adamın daha önce hiç kimseye açamadığı kapıları

birer birer aralamıştı. Ancak ortada ne bir ses vardı ne de bir yüz. 

Adam bir akşam, aynadaki yansımasına bakarken duraksadı.

"Onu sevmiyorum," diye fısıldadı kendine.

 "Ben, onun bende yarattığı bu boşluğu seviyorum."

 Bu düşünce, kalbine buz gibi bir korku saldı. Hiç görmediği, dokunmadığı, belki de

varlığından bile emin olmadığı bir hayaletin, gerçek hayatındaki her şeyi ,

işini, arkadaşlarını, uykularını,  hatta  kahve  fincanını ele geçirmesi onu dehşete düşürdü.

  Kadın o gece yine yazdı ekran başındaki, sabahçı kahvesi müdavimine  

  "Dün gece  nasıl da tatlıydı  sohbetimiz "

  Adam, kafasının içinde nicedir  dolanan düşüncelerle örtüşen  köleleştirici iltifattan ürperdi.

Kadının bu görünmez yakınlığı, fiziksel bir tacizden daha istilacı gelmeye başlamıştı. 

Rüya’nın yüzü yoktu ve bu yüzsüzlük, kadına her kılığa girme gücü veriyordu.

O an anladı ki; eğer bu bağ kopmazsa, bir daha asla "gerçek" ve "kanlı canlı" birini sevemeyecekti. 

Kendi zihninin yarattığı bu kusursuz hapishanede sonsuza dek kilitli kalacaktı.

Kalbi, hiç tanımadığı bu ruha  doğru delicesine çarpsa da, adam kontrolü kaybetmekten 

duyduğu o ilkel korkuya teslim oldu.

Hiçbir açıklama yapmadı. 

 Vedalaşmadı bile.

Sadece engelle tuşuna bastı ve ekran karardı. 

O gece odasındaki sessizlik, hayatında duyduğu en yüksek sesli çığlıktı.

Adam, kalbinin meylettiği o uçurumun  kenarından  geri çekilmişti; ancak kurtarabildiği

yegane şey, sadece  boş bir bedendi.

Ruhunun önemli bir parçası, o hiç var olmamış  kadının isimsiz kelimeleri arasında asılı kalmıştı.


erolbaşçı

Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)
  • Yorumlar 0
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com
Yüzü Olmayan Kadın

Yüzü Olmayan Kadın

Gökdeniz Gökdeniz