Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Sohbet Online Üyeler
(0 oy)

Çiftlikte Bir Ziyafet

Çiftlikte Bir Ziyafet

ÇİFTLİKTE BİR ZİYAFET

Tahtakale Meydanı’nın içi bir zamanlar manifaturacılar çarşısı idi adeta. Alsoylar’ın bakkaliye dükkanı, batı kısmında sağda küçük bir girintide Salomon’un şarap imalethanesi, doğuya doğru ilerleyince kolonyacı Lütfi Kayacan, havlu, peşkir, yatak çarşafı satan birkaç dükkan ve manifaturacı bulunurdu. Az ileride sağda merdivenler ve bir hayrat çeşmesi vardı.


Meydana güneyden girişte Şerbetçi Hüseyin’in tatlıcı dükkanı, hem tahtakale caddesine hem de meydana bakardı. Meydana kuzeydoğudan giriş yaptığınızda sağda kavafların bulunduğu arastayı görürdünüz. Yaklaşık on adım atar atmaz doktor lâkaplı zücaciyeci Muzaffer beyle karşılaşırdınız. Ona çok yakın yerde Sedat Abinin tuhafiyeci dükkanından, iğneden ipliğe, makaradan masura tüm ihtiyaçlarınızı karşılardınız. Birkaç dükkan geçince kuzeye doğru yarım bir yay çizince birkaç manifaturacıdan sonra sağlı sollu sarraflar ve birkaç kuyumcuyla gözgöze gelirdiniz. Düğüncülerin mutlaka uğradıkları yerler buralarıdır. Yarım yayın tam karşısındaki tarihi hamam, havlu peşkir yatak çarşafı ve benzerlerini  almak için uğrayacağınız yerlerden biridir.


İlçenin ekonomisine katkıda bulunan, urgancılık, keçecilik, mutaflık, saraçlık, pamuk ve tütün tarımı, kestane, ceviz , incir ve üzüm gelirleri halkın giderlerini rahatça karşılamaktadır.


Günün birinde , Tahtakale esnafından bazı tanınmış kişiler, Çatal’a varmadan solda bulunan Gündüz Beyler’in çiftliğine davet edilirler.


BÖREKÇİ NACİ  ( AÇAR) ABİ

Çiftlikteki ziyafete ilk çağrılan kişi Naci Abi’dir. Tire’nin bir numaralı börekçisi ve katmercisidir. Ellili yılların sonuna kadar Portakal (Portugal) pazarında günümüzde olmayan, tek katlı dükkanların olduğu blokta, cephesi perakendeci haline bakan dükkanda, babası Ali Amca ve kardeşi Nadir Abi ile çalışırlardı. Daha sonra Fevzipaşa caddesinin Gümüşpala (Karamülâzım) caddesi ile kesiştiği köşeden güneye doğru çıkışta Seç mandranın üst tarafında zemin, batar ve üst kattan oluşan bir binada faaliyetlerine devam ettiler. Oğulları ,Macit, Cavit ve Ali de servis işinde çalışırlardı.

Naci Abi nüktedan bir kişiydi. Müşterilerinin gözü önünde yaptığı katmerler, peynirli ve kıymalı böreklerin tadı ve lezzeti , yiyenlerin halâ damaklarında yer almaktadır. Gümüşpala caddesinin doğu kısmında solda oğulları Cavit ve Ali bu lezzeti günümüzde devam ettirmektedir.

Naci Abi yakın dostlarının  davetlerinde şahane yemekler yapardı. Kırık çıkık için gelenleri, kırıksa hastaneye yönlendirirdi. Çıkık konusunda gerçekten uzmandı bu işi para için yapmazdı. Bu yüzden Çok kişi’nin hayır duasını almıştır.

ZİYAFET GÜNÜ

Gündüz (Okan) Bey’den hafta içinde bir haber gelir. Çiftlikte bir ziyafet verilecektir. Yapılacak yemeklerin malzemeleri ve içecekler bir gün öncesinden  hazırdır. Pazar günü sabahtan hareket edilecektir. Arabası olanlar olmayanları yanında getirecektir. ”Kırk kişiyiz, birbirimizi biliriz” hesabı Naci Abi, dâvete katılanlar ve çiftlik sahibi ile birlikte kazan mevcudu on beş kişi olmuştur. Yemekler ve içecekler yirmi kişiye göre ayarlanacaktır. Son zamanda dör beş kişinin  gelebileceği düşünülmüştür.

Gündüz Bey çiftlikte, misafirlerini görülmeye değer yerleri görmeleri için gezdirir.

Nitekim  yıllar sonra Tire’de “Dişi Kurt” isimli iki bölümlü bir film çekilecektir ve başrolde Fatma  Girik oynayacaktır.

Birbirine eklenmiş masalara misafirler  karşılıklı otururlar. Çiftlik çalışanı iki kişinin demlediği çaylar ve bol köpüklü kahveler misafirlere ikram edilir. Ortaokulda bize tarım dersine gelen öğretmenimiz Ali Gezer öğretmen uduyla neşeli türküleri ve şarkıları seslendirir. Misafirler tekrar sohbete daldığında Naci Abi gündüz Bey’den izin isteyerek yemekleri yapacağı mutfağa girer. Bir çiftlik çalışanı da getir götür işlerinde yardımcı olur.

Birkaç saat içinde, oğlak etiyle yapılan güveç, Tire’ye has şiş köfteler, mezeler ve tatlılar öğlen vaktine yetişir. 

Çiftlik binasının  çatısına doğru aralıklı olarak iki ağaç merdiven dayalıdır. İki usta çatıdaki kırık, çatlak kiremitleri yenileriyle değiştirmektedirler. Kiremitlerin açık yerlerini kapatmak için yerde bir miktar   harç bulunmaktadır. Dikkatle bakınca  işlerin  bitmek üzere olduğunu söyleyebiliriz. 

Beş dakikada bir ustaların biri gelir, öteki çıkar. Beriki merdivenden iner güvece manalı bir bakış fırlatır. Az önce yukarıya çıkan çatıyı inceler, tekrar merdivenin yanına gelir tatbikat yapan itfaiyeciler gibi basamakları arşınlayarak soluğu merdivenin dibinde alır. Naci Abi’nin kulağına fısıldar:

-Naci Abi işimiz bitti sayılır. Bey’e bi zahmet soruver. Elimiz malaya değmişken kıyıda kenarda, köşede möşede bir yer varsa düzeltilecek hemen düzeltelim.

-İşim  hele bi  bitsin sorarım. Haber veririm.  

Naci abi Gündüz Bey’e durumu izah eder. Bu arkadaşlar on dakikada beşaltı defa geldiler. Yapılacak başka iş varsa yapalım diyorlar. Çatı işi bitmiş yerde bi küreklik harç kalmış. Niyetleri yiyip içmek.

-Naci yemek yemesine yesinler de bunlar rakıyı gördü, vermezsek ayıp olur. İçerlerse ortalığı dağıtırlar, bağırıp çağırırlar sululuk yaparlar ziyafetin cılkı çıkar. Ben bu iki ustayı eskiden beri  tanırım.ikisi de çok iyi sanatkardır. Gelgelelim iki bardak içince zıvanadan çıkarlar. 

-Gündüz Bey  onların dilinden anlarım. Ben vaziyeti idare ederim merak etmeyin.

Gündüz Bey, “ Çağır gelsinler” der. Naci Abi kiremit aktarıcılarına seslenir.

-Arkadaşlar işiniz bittiyse hemen kilere gelin. 

Aradan beş dakika geçer geçmez iki çatı ustası Naci abi’nin yanına gelirler. Çiftlik çalışanı iki kişi bir el işaretiyle bir masanın ve üç sandalyeyi kilere taşırlar. Tabak, ekmek, çatal, kaşık, bir sürahi suyla üç bardak getirirler.  Bir güveç yemek, şiş köfte, meze, salata ve tatlı ile bir yetmişlik masada  yerini alır. Naci Abi diğer  misafirleri ve çiflik sahibini rahatsız etmemeleri konusunda uyarır. Onlar da art arda söz verirler. Misafirler ana binanın önündeki kaskatlı havuzun kenarlarına yerleştirilmiş masalara kurulmuş ve ziyafete başlamışlardır. 

Kilerin girişine kurulan üç kişilik masa adeta bir tiyatro sahnesi gibidir. Naci Abi çatıcıların bardaklarını tepeleme doldurmuş kendi bardağı yarım, anlattığı fıkralar art arda gelmekte olsun, bardağından bir yudum alıp şerefe diyor, bardakların tam tokuşturulacağı zaman, “Dibini bulmayanın dibi çıksın” diyor. Her kadeh tokuşturmada aynı sözler tekrarlanıyor.” “Dibini bulmayanın dibi çıksın”…

Naci Abi bir yudum, dibin dibini arayan iki kafadar  rakıyı lıkır lıkır içince yemekler, mezeler tatlılar ve içkiler çarçabuk bitiyor. Fıkraları dinlerken kahkahalar atan iki arkadaş bir otuzbeşlik daha istiyorlar. En sonunda masadaki yemek tabaklarına başlarını batırıyorar.. Manzarayı gören iki çiflik çalışanı iki çatıcıyı, karga tulumba kilerin bir köşesindeki yatağa bırakıyor.

Naci Abi çilingir sofrasındaki yerini alıyor ve sohbet, anlattığı fıkralarla iyice koyulaşıyor atılan şen kahkahalar bugün bile kulaklarımıza  ulaşıyor...

Mehmet Sadık Medin 

19 Nisan 2026 Osmanbey- ŞİŞLİ


Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)
  • Yorumlar 0
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com
Çiftlikte Bir Ziyafet

Çiftlikte Bir Ziyafet

Sadık Medin Sadık Medin