Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Sohbet Online Üyeler
(0 oy)

Sözü Kalmayan Kadın

Sözü Kalmayan Kadın

   

SÖZÜ KALMAYAN KADIN

    Burak, yüzü olmayan kadın ile ilişkilerinin ne kadar, nereye kadar hangi  düzeyde

süreceğinden  emin olamıyordu. Kafasında kurduğu, bulamadığı cevapsız   

soruların, gittikçe çeneleri kapanan  mengenesinde, onu engelleme senaryosunun  

sonuçlarından da ürkmüştü. 

Hayır, yapamazdı.

   O ekran, o ışık orada olduğu sürece daima umut vardı.

   Belki bir an gelecek o müstahkem üssü kuşatmaya dayanamayacaktı.

   Yaşadıklarını anlamlandıramıyordu.

   Rüya neden kalkanlarını indiremiyor,  ördüğü surların mazgallarından dahi olsa

niçin kapının önüne kadar yaklaşmasına  izin verdiği Burağa ip  merdiven sarkıtmıyordu?

Avlusundaki çalışma masasının rengini, büyüklüğünü, üzerinde çalıştığı objelerin

detaylarını, bahçe çitine sarılan hanımelinin kokusunu, ellerini karalayan, dalları masaya sarkan

her biri orta boy kayısı  büyüklüğünde meyveleriyle  daha geçen ilk hasadını  yaptığı 

karadutun yaşını, soluklandığında tepesini mıncıkladığı fesleğen saksısını ezberletmişti ona.

   Her kahve molasında sanki parmaklarını saçlarının arasında fesleğen  havalandırır gibi dolaştırdığını

hayal ettiğini söylemek isterdi Burak. Ellerinin  dudaklarına bu kadar yakın civarda  olması soluklarını hızlandırırdı;

  "Rüya biliyor musun ne düşünüyorum"

  Bir müddet  arkasını getiremiyordu ama, bütün bu konuştuklarımız seni nasıl oralara getirdi

diye küçümsemesinden  endişelenip, alelacele;

  "Bu kahve molalarımız sanki baş başa geçirdiğimiz en özel saatler"

cümlesi ile içinde büyüttüğü o temas  duygusuna zor zar  feyk atmıştı bir defasında

Bunların hiçbiri Burağın kafasında günlerdir kurduğu soruların cevapları değildi.

Yüzü olmayan kadın, kendisiyle ilgili her detayı esirgiyor gibiydi sanki.

Sözü olmayan kadın tablosu da  çizmiyordu ama yüzünü görmek istese

  "Yüzgöz  olmayalım erkenden" mi  derdi acaba?

Bir gün aniden fotoğrafını gönderse mesela ?.

Saçlarını hızla yana atar  gibi uzaklaştırdı hemen bu sahneyi kafasından.

Buna  hiç hazır değildi çünkü.  Başını döndürdüğü güzel sözlerin hayalinde yarattığı tabloyla

 ya örtüşmezseydi.  Şu anda yaşadığı gizemli çekimin hissettirdiği açlığı kaybolursa ya?

1**"Kadının yüzünde insanın kendini  hemen içine çağıran, ama ağlamayan bir perişanlık hissedebilirdi"

Kendini bırakmış  evli kadın dağınıklığı hakimse  ya yüzüne, ya koca  şefkatini kaybetmiş

şefkat avcısıysa.  Aldatılmış, terk edilmiş, sevmemiş, sevilmemişlik  çizgileri derinse yüzünde. 

"Gözleri yardım isteyen birinin  gözlerine de benzeyebilirdi" gelmeyen  fotoğraf ile ilgili binlerce  senaryo,

sonu başı belli olmayan   yük katarı gibi rayları takırdata takırdata  hızla geçti gözlerinin önünden.

Hemen panikle, gelmeyen  o fotoğrafı  o gri, puslu bir gökyüzünü çağrıştıran, profilinde  ayrılmış

yerine sürükledi tekrar.""***  1

___*o*___

  Geçmiş  sohbetlerde yaşını sorunca Rüya soğuk bir şekilde;

  "Niçin merak ediyorsun" diye cevaplamıştı.

   Burak buz kesmişti.  Sustu, bir şey diyemedi.  Dilini ısırdı, " Hay akılsız kafam, yaşadığı hayatı

detaylı detaylı anlatıyor diye çok mu yakınlaştı sandın"  diye kendisini suçladı. 

   Engellemeyi  ve  içine düştüğü esareti sonlandırmayı aklından geçirdiği son   dialoglarında

   "Daha bana yaşını bile  söylemedin" 

deyivermişti. Rüyanın bu kadar pervasız cevap  verebileceğini aklına bile  getirmemişti.

   "Herkesin darbe aldığı yerden ördüğü bir savunma duvarı vardır" 

   Rüya ne demek istemişti. Yaşını söylediği birilerinden nasıl bir darbe almış olabilirdi.

   Burak, çoğu zaman  içini kıpır kıpır yapan, tuşlara bastığı parmaklarına sarılası geldiği güzel

sözleri peş peşe  simli  kupalarda ikram eden Rüyanın bazen çift  karakterli olup olmadığını

sorgular buluyordu kendisini.

   Birkaç gün sonra, zaman zaman birlikte online  iskambil oynadıkları  bir sitede birisine verdiği

cevap Burağı dehşete düşürmüştü.

   Kendisine birkaç aylık  arkadaşlık boyunca,  kalpleri yakınlaştıran sohbetlerde, muhatap  olduğu

için içi içine sığmayan  kelimeleri, sıcacık  cümleleri cömertçe  yasemin kokulu  nefesiyle  üfleyen

Rüya henüz  yaşını bile   kalın  duvarlarının ardına  gizlerken,  çok daha  özel  kişisel bilgilerini

sorulmadan  gürül  gürül anlatıyordu birisine.

Ördüğü devasa surların tepesinden, ip merdiven yerine kızgın yağ boca edilmiş gibi, saç diplerinden

ayak parmaklarına kadar   derin bir acı hissetti Burak.

Allak bullak olmuştu.

Pervasızca özellerini döküldüğü, hiç tanımadığı birinin fersah fersah  gerisine atıvermişti onu Rüya.

Herkesin kalbini  kendine has  ritüelleri eşliğinde avuçlarının arasına alan,  içlerindeki kilometrelerce ince damarın

çeperlerini   zorlayan heyecanları itinayla zerk eden süslü, iç gıcıklayıcı, benzersiz  tatlı  tatlı cümleleriyle  mıncıklayıp

kulak memesi kıvamına getiren, sonra da iki parmağı  arasında yuvarlayıp misket köfte tepsisine  fırlatan

bir koket miydi bunca  bağlandığı kadın?

Her ne kadar  bazen  bazı  kelimelerin yazılışlarını yanlış kullansa da bu onun, kullandığı kelimelerin bir 

erkeği hangi kıvama  getireceğini bilemeyecek kadar  sığ olduğunu  düşündürtmüyordu.

   Engelle butonuna en yakın an buydu işte.

   Sadece  bir  oyun konsoluydu Rüya için.

   İstediği zaman joystickle  kalbinin frekanslarını dalgalandırabildiği, ayaklarını yerden kesebildiği,

dilediğinde ise  kıç üstü oturtabildiği.

   İlgisizliğin, sıradan ilişkinin, hiçbir şeyi olamamışlığın  somut bir işareti olarak yaşadığı bu şok

hırçınlaştırmıştı Burağı.

  Kırgınlıklarını yansıtan her  mesaj, Rüyada suskunluğa neden oluyordu.

  Kendisinin  nereye koyulduğunu bir türlü kestirememek, için için kemiriyordu Burağı.

  Hesap mı sormalıydı?

  Hesap soracak  yakınlıkları var mıydı onu bile  bilemiyordu.

  Uzun bir  sessizlik döneminden sonra Rüyadan bir mesaj geldi.

  "Kızgın mısın bana? 

gereksiz alınganlık yapıyorsun "

   Burak sustu bir müddet.

   Uzun bir aradan  sonra beklediği mesaj  bu değildi.

   " Sende işgal ettiğim  yer, yazıştıklarımızdan çok küçükmüş" 

   " Benden  esirgediklerin, başkalarına sebil musluğu sanki" dedi.

   Karşılıklı suçlamalar, savunmalar, kırgınlıklar ve rest.


   Rüya kendini  anlatamadığını düşünerek yazmayı kesti.

   Her ikisinde de  derin bir sessizlik, içlerindeki çığlığı bastırıyor gibiydi.

   Burak son mesajları umut verici kırıntı bulabilme amacıyla tekrar okumaya başladı

   Yukarılarda 4 karakterli bir mesaja mıhlandı  gözleri.

   Tek başınaydı, parlıyordu.

   Yerinden doğruldu,   tekrar oturdu, ellerini nereye koysundu, yakasını çekiştirdi, bir aşağı, bir  yukarı kaydırdı mesajları.

   Evet oradaydı.

   Kırgınlıkları yarıştırırken haklı çıkma şehvetine  kapılıp gözünden  kaçırmıştı.

   Rüya  doğum tarihini yazmıştı.

   Birden eli ayağı boşaldı Burağın.

   Süngüsü  düşmüş, dizlerinin bağı çözülmüş de ayakkabılarının içine doğru  eriyip kaybolmuş

hissetti kendisini. Demek ki kalbini titreten korkuları yersizdi. Onun karakteri , biriktirdiklerinden

oluşturduğu ruh dünyası böyleydi.  Kızsa, kırılsa, incinse bile mesaj vermek istemişti.

   Kırıcı sitemlerinden domuz  gibi pişman oldu.

   "Rüya senden  bütün kalbimle özür diliyorum"

    "Bir an ilginden şüphe ettiğim için kendimi affedemiyorum"

    "Ya sen, beni affedebilecek misin,"

     "Bağışla beni"   

diye peş peşe mesajlar attı.

   Son 6 mesajının tiklerinin maviye dönmesini bekledi.

   Okumasını bekleyene kadar sanki  yıllar  geçmiş gibiydi.

   Soluk  alıp verişinin hızlandığını, ellerinin titrediğini hissediyor ama kendisini durduramıyordu

   Mesajlar hala okunmamıştı.

   Son bir umutla bir mesaj daha yazdı 

   "şfoj şfyjzösün"  

  Gönder tuşuna bastı.

  Ekranda beliren mesaj öldürücüydü.

  Engellendiğiniz  için  Bu Kullanıcıya Mesaj Gönderemezsiniz.


____ S O N ____

1- Bu bölümlerde  kıymetli kalemdaşım Sönmez Korkmaz  beyin hikayeye paralel interaktif

yazdığı  Dört Rüya  ve  Dört Rüya II   hikayelerinden esinlenilmiştir. Kendisine   

şükranlarımla.

https://edebiyatevi.com/yazi/324797/dort-ruya

https://edebiyatevi.com/yazi/324847/dort-ruya-ii




Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)
  • Yorumlar 0
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com
Sözü Kalmayan Kadın

Sözü Kalmayan Kadın

Gökdeniz Gökdeniz